Uğur Şahin müjdeyi verdi! ‘Türkiye’de de üretim alanı açmayı planlıyoruz’

Geliştirdiği koronavirüs (Kovid-19) aşısıyla dünyanın umudu olan Türk bilim insanı Prof. Dr. Uğur Şahin, “Türkiye’de de üretim alanı açmayı planlıyoruz.” açıklamasında bulundu. Şahin, 4,5 milyon doz aşıyı mart ayının sonuna kadar yollamayı hedeflediklerini açıkladı. İşte detaylar…

Uğur Şahin, Türkiye ile yapılan aşı  anlaşmasına ilişkin, “Bu anlaşma çok mutlu ediyor bizi. Türkiye doğduğumuz ülke,  anavatanımız. Kalbimizin olduğu yer. Türkiye’deki insanlara yardım edebilecek  olmak bizim için büyük mutluluk.” dedi.Şahin sözleşmenin detaylarına iliştin, ilk etapta bu yıl sonuna kadar  550 bin dozun Türkiye’ye gönderileceğini vurgulayarak, “Yıl sonu bu dozlar  Türkiye’ye gidecek. İlk olarak lojistik konusuna hazırlanmamız lazım. Aşının  nasıl yan etkisi olacak, mesela alerji, bu olduğunda nasıl davranılacak, bunların  tümünün bilgilendirilmesi gerekiyor. Sağlık personelinin buna hazır olmasını,  aşının güvenli bir şekilde verilmesini istiyoruz. Belki birkaç gün gecikme  olabilir. 30 milyon aşıyı 2021 sonuna kadar göndermeyi düşünüyoruz. Mart sonuna  kadar 4,5 milyon aşı dozu planladık  aşılar dünyanın her yerine lazım. Adil bir  şekilde dozları yetiştirmek istiyoruz. 2021 sonuna kadar Allah’ın izniyle  başarabilirsek, 30 milyonu Türkiye’ye yetiştirebiliriz.” ifadelerini kullandı. 30 milyonun dışında ellerinde imkan olması ve Sağlık Bakanlığı‘nın  talep etmesi halinde  daha fazla doz göndermek istediklerini anlatan Şahin,  “Gelecek yıl için Pfizer şirketiyle beraber 1 milyardan fazla doz üretmek  istiyoruz. 80’den fazla ülkeye bu dozları dağıtmamız gerekiyor.  Elimizde  olduktan sonra Türkiye istediğinde vermek isteriz.” diye konuştu. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’ya teşekkür Türkiye ile yapılan aşı anlaşması nedeniyle sağlık Bakanı Fahrettin  Koca’ya da teşekkür eden Uğur Şahin, “Anlaşmalar her zaman için kolay değil,  kompleks bir değişiklik gerektirebiliyor. Sorumluluk, kim taşıyacak, sınırlı mı  sınırsız mı diye bu problemler vardı. Sayın Fahrettin Koca ile son günlerde 6 kez  telefonla görüştük, beraber çözüm bulduk, o da sağ olsun yardımcı oldu. Sonunda  anlaşmayı imzalayabildik. Bu bizim için mühim bir olay.” ifadesini kullandı. Sözleşmede yer alan sınırlı sorumluluk maddesine de açıklık getiren  Uğur Şahin, şunları kaydetti: “Tüm anlaşmaları aynı hukuki standartlara göre yapıyoruz Avrupa, ABD  ve Japonya’da her yerde aynı standartlar. Sınırlı sorumluluk şirketimizin ne  kadar bu masraflara katılacağı konusundaydı. Prensip olarak sözleşme yapma  konusunda aynı yöntemlerimiz var. Bu belirli şartlar altında sadece kısmı mali  sorumluluk alabiliyoruz. Bu, örneğin dava açıldığında firmanın iflasa gitmemesini  güvence altına almakla ilgili. Çünkü meblağ çok yüksek ve bunu taşıyamayız.  Bundan dolayı bir limit koymamız gerekiyor. Aksi takdirde olmaz. Bir şey  yaptığınızda insanların büyük davalar açma imkanı var.  Siz de biliyorsunuz başka  firmalar hakkında ‘böyle veya şöyle oldu’ diye iddialar atılıyor. Bu böyle  olduğunda firma olarak çaresiz kalıyorsunuz. Çünkü milyarlık davalar  açılabiliyor. Bu da hayatımızı zorlaştırıyor. Vatandaş için de güvenli bir aşı  ürettik. Bu, dava açılması konusunda bizim güvende olduğumuz anlamına gelmiyor.   Bunun için de belirli sınırlar lazım şirketi korumak için.” Aşının en önemli yan etkisi alerji Uğur Şahin ürettikleri aşının şu ana kadar 1,5 milyon kişiye  yapıldığını, bu aşılarda yan etki olarak baş ağrısı, kol ağrısı, biraz yorgunluk  ve bazen ateş görüldüğünü ancak bunların bir iki gün içinde gittiğini anlattı. Şahin, “Aşının yan etkisi olarak nadir olarak alerji olabilir. Alerji  ilk 30 dakikada olabiliyor. O yüzden aşı yapıldıktan sonra 30 dakika sağlık  personelinin yanında bulunması gerekiyor. En mühim yan etkisi bu olabilir. 50 bin  kişide bir olabilir.” dedi. Bu kışın her ülke ve herkes için zor geçeceğini belirten Şahin, şöyle  devam etti: “Bizim aşılarımız kış zamanında enfeksiyonları azaltacak durumda  değil. İnsanların disiplinli olması lazım. Kendilerini korumaları lazım.  Başkalarını korumaları lazım. Şimdi bizim aşımız ihtiyar insanlara ve sağlık  personeline gidecek. Onları koruyabiliriz. Gelecek yaz enfeksiyon rakamları  düşecek.  Çünkü yazın bu korona enfeksiyonu azalıyor. Mühim olan bizim aşıyla ve  başka aşılarla, Türkiye’de de aşı üretiliyor ve Çin’den aşı gelecek, bütün  şirketlerle beraber olarak yeterince aşı dozu Türkiye’ye hazır edebileceğiz.  İnsanların yüzde 70’ine aşı yapmamız gerekiyor. Bunu başarırsak, gelecek kış  gelmeden önce, o zaman normal bir hayata dönebiliriz. Mühim olan şimdi disiplinli  kalmak.” Çin’den gelen aşıyı değerlendiren Şahin, “Şimdi Çin’den gelen aşı da  etkili olduğunu gösteriyor.  Galiba yüzde 85, yüzde 86 etkisi var. Bu güzel ve  etkili bir aşı sayılır. Çin aşısı veya BioNTech aşısı veya başka devletin aşısı  diye hiç sakınca olmasın. Çinliler de bu aşıyı uzun bir şekilde deneylerden ve  klinik testlerden geçirdi. Mühim olan yeterince sayıda aşı Türkiye’de olması  lazım. Şimdiye kadar gördüğüm bütün aşılar iyi etki gösteriyor ve yardım  edebilir.” diye konuştu. “Türkiye’ye yatırım yapmak istiyoruz” Şahin, Türkiye’ye yatırım yapmak istediğini ifade ederek, “Biz  Türkiye’ye ilk defa ürünlerimizi getiriyoruz. Türkiye’de hem araştırma yapmak  istiyoruz. TÜBİTAK ile görüşmelerimiz var. Birkaç üniversitede profesörlerle  çalışmaya başladık. Türkiye’de de BioNTech şirketinin bir yerini açmak istiyoruz.  Mühim olan bu enfeksiyon aşılarından başka kanser çalışmalarını da Türkiye’de  yapmak istiyoruz. Allah izin verirse gelecek yaz Türkiye’de de kanser bölümünde  klinik çalışmalarına başlarız. Planlarımız var. Bunları inşallah başarabiliriz.  Şimdi 2021 yılında normal bir duruma geldikten sonra hakikaten Türkiye’de değişik  yerlerde BioNTech şirketinin ofislerini açmak ve AR-GE yapmak istiyoruz. Türk  üniversiteleri ve şirketleriyle beraber çalışmak istiyoruz. İlk senede belki bir  iki üç proje olabilir ve başarılı olursak projeleri fazlalaştırabiliriz.” dedi. Aşının fakir ülkelere de ulaştırılmasını istediklerinin altını çizen  Şahin, aşıya herkesin ihtiyaç duyduğunu ifade etti. Şahin, “Biz bu projeye başladığımızda bütün ülkelere aşıyı yollama  niyetimiz vardı. Onun için de iki şirketle iş birliğine başladık. Pfizer’ın  dünyada her yere aşıyı götürebilecek ve dağıtabilecek kapasitesi var. Ayrıca  Fosun şirketiyle iş birliği yaptık Çin’e de aşımızı götürmek için. Bizim  niyetimiz hakikaten nerde aşı gerekiyorsa aşıyı götürmek.” diye konuştu. Almanya’da yarın aşılamaya başlanacağının hatırlatılması üzerin de  Şahin, “Özel bir şekilde mutlu ediyor. İlk defa çalıştığımız, büyüdüğümüz yere,  bilim yaptığımız yere aşı verilecek.” ifadesini kullandı. Şahin, gelecek yılın sonun kadar 1,3 milyar aşı dozu dağıtmayı  hedeflediklerini vurgulayarak, bu dozun dünya için yeterli olmadığını belirtti. Kapasiteyi artırma konusunda planlar yaptıklarını anlatan Şahin, “Bu  kolay bir konu değil. Aşı kompleks bir şekilde yapılıyor. Yine başka şirketlerle  iş birliğine başlayacağız. Kapasiteyi nasıl yükseltebiliriz diye planlarımızı  uygulayabilirsek ocak veya şubat ayında bildirebiliriz. Ben  yükseltebileceğimize  inanıyorum.  Daha elimizde garantili bir plan yok.” değerlendirmesinde bulundu. “Gelecek yaz başarımızı beraber kutlamak istiyoruz” Gelecek yılın yaz aylarına kadar yoğun çalışmaları sürdüreceklerini  dile getiren Şahin, “Yeterince aşı dozu insanlara yetiştirme konusunda  mesuliyetimiz var. Biz yaza kadar rahat edemeyeceğiz. Yazın  dünya nefes almaya  başlarsa biz de nefes almaya başlayacağız. O zamana kadar çalışacağız. Çalışmayı  seven bir insanım. Çalışmak beni yormuyor. Başarılı olduğumuz zaman mutluluk ve  enerji geliyor. Onun için yorgun değilim.” ifadesini kullandı.  Türkiye’ye Kovid-19’dan korunma konusunda disiplinli ve sabırlı olma  çağrısında bulunan Şahin, “Başkalarını, sevdiklerimizi tehlikeye atmamamız  gerekiyor. Yardım geliyor. Yaza kadar yetişecek. Sabırlı olalım. İnşallah gelecek  yazın sonunda hepimizin normal hayata dönme ihtimali var. İnşallah gelecek yaz bu  başarımızı beraber kutlarız.” dedi. Şahin, boynunda taşıdığı kolyenin bir nazar boncuğu olduğunu  belirterek, “Biz Türkler nazara inanırız. Annem nazara inanıyordu ve her zaman bu  nazar boncuğunu takıyordu ve öyle kaldı. İnşallah yardım eder.” dedi. Şahin, şu sıralarda işlerin yoğunluğundan dolayı şirketten uzak durmak  istemediğini, ancak nisan veya mayıs ayında Türkiye’ye gidebileceğini kaydetti.

Kaynak: Gazete Vatan

- Reklam-
- Reklam-

Kaçırmayın

Cinayet şüphelilerinin kaçış anları

Çorum’da Türk Sanat Musikisi Sevenler Derneği’nde 2 kişinin öldüğü, 2 kişinin de ağır yaralandığı silahlı kavgayla ilgili 3 kişi gözaltına alındı. Olayın ardından zanlıların...
- Reklam-

Yabancı uyruklu gençlerin bıçaklı kavgası

Aksaray’da sokak ortasında tartıştıktan sonra yumruk yumruğa kavga eden yabancı uyruklu gençlerden birisi bıçaklanarak ağır yaralanırken, kavga bir apartmanın güvenlik kamerasına böyle yansıdı. Olay, Taşpazar...

Mahallede çıkan kavga hastanede de devam etti: 2 yaralı

Adana’da mahallede iki grup arasında çıkan ve 1 kişinin yaralandığı kavga hastane önünde de devam etti. Acil servis önünde de 1 kişinin bıçakla yaralandığı...

Serbest piyasada altın fiyatları

Serbest piyasada 24 ayar külçe altının gram satış fiyatı 547,50 lira oldu. İstanbul Kapalıçarşı’da 547,30 liradan alınan 24 Ayar Külçe Altın (Gr.) 547,50 liradan, 3...