9 Haziran 2026 Salı
  • Ana Sayfa
  • Gizlilik Politikası
  • Künye
  • İletişim
  • >
  • Politika
  • Medya
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Spor
  • Teknoloji
    • Bilim
    • Otomotiv
    • Savunma
  • Yaşam
    • 3. Sayfa
    • Astroloji
    • Kadınlar Klübü
    • Kitap
    • Kültür-Sanat
    • Magazin
    • Sağlık
    • Seyahat & Yemek
    • Sinema & Tv
  • Yazarlar
  • Özel Dosyalar
    • Özel Dosyalar
    • Konuk Yazarlar
    • Röportajlar
Sonuç Yok
Tüm sonuçları göster
  • >
  • Politika
  • Medya
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Spor
  • Teknoloji
    • Bilim
    • Otomotiv
    • Savunma
  • Yaşam
    • 3. Sayfa
    • Astroloji
    • Kadınlar Klübü
    • Kitap
    • Kültür-Sanat
    • Magazin
    • Sağlık
    • Seyahat & Yemek
    • Sinema & Tv
  • Yazarlar
  • Özel Dosyalar
    • Özel Dosyalar
    • Konuk Yazarlar
    • Röportajlar
Sonuç Yok
Tüm sonuçları göster
Sonuç Yok
Tüm sonuçları göster
Ana Sayfa Manşet 1

“Terörsüz Türkiye milli varlığın zırhıdır” diyen Bahçeli’den CHP’ye sağduyu çağrısı!

9 Haziran 2026
in Manşet 1, Politika
A A
Facebook ile paylaşTwitter ile PaylaşWhatsapp

MHP Lideri Devlet Bahçeli “Terörsüz Türkiye, bölgesel fırtınalar karşısında milli varlığımızın zırhıdır. Terörsüz Türkiye, emperyalizmin taşeronluğunu yapan mahfillerin, etnik fitne mühendislerinin ve din kisvesi altında Siyonist kuruntu tacirlerinin Türkiye üzerinde kurmak istediği oyunu bozma iradesidir.” dedi.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda Türkiye’nin gündemine ve dünyada yaşanan gelişmelere ilişkin önemli açıklamalarda bulundu…

MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin konuşmasından satırbaşları:

TBMM grup toplantısındaki konuşması öncesinde MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin isteği ile milli takıma hazırlanan marş dinletildi.

Muhterem arkadaşlarım, değerli milletvekilleri. Bugün grup toplantımızı şereflendiren iki ilimiz bulunmaktadır. Bunlardan bir tanesi Çanakkale Kahramanları, ikincisi ise Köroğlu Ayvazlar’dır. Öncelikle Türk Millî Takımı’nın Amerika’da Dünya Kupası’na katılması münasebetiyle birçok çevre, millî takımımızı memnun kılacak ve başarı sağlayacak bir üslupla bazı marşların yarışmasını açmıştı. Geçmişte söylenen bazı şeylerin tekrarıyla millî takımımızı Amerika’ya yolcu etmeyi düşünüyorlardı. Böyle bir dönemde Milliyetçi-Ülkücü Hareket’in hassasiyetlerini göz önüne alarak ülkücü sanatçılarımızdan istirham ettim. Kısa sürede bir marş hazırlayın ve bunu Amerika’ya gitmeden evvel Türkiye duysun istedim. Biraz evvel sizlere arz edilen marş odur. O sanatçıları tebrik ediyor, gözlerinden öpüyorum.

Muhterem dava arkadaşlarım, muhterem hanımefendiler, beyefendiler, basınımızın kıymetli temsilcileri. Konuşmamın başında sizleri saygıyla selamlıyor, gönüllerinize huzur, hanelerinize bereket, çalışmalarınıza muvaffakiyet getirecek hayırlı bir hafta geçirmenizi diliyorum. Bugünkü toplantımızı yurt içinden ve yurt dışından televizyon ekranları, radyo kanalları ve sosyal medya platformları vasıtasıyla takip eden aziz vatandaşlarımıza samimi dileklerimi iletiyorum. Gönül ve kültür coğrafyalarımızda zulmün pençesinde kimliğini, harbin ateşinde ümidini, baskının gölgesinde şerefini muhafaza mücadelesi veren tüm kardeşlerimize selamlarımı gönderiyorum. Türkiye Büyük Millet Meclisi Grup Toplantımız vesilesiyle bir kez daha sizlerle aynı çatı altında bulunmaktan memnuniyet duyuyorum. Sözlerimizin, gözlerimizin, hazırlıklarımızın, gayretlerimizin ve niyetlerimizin milletimize hizmete vesile olmasını temenni ediyorum. Hepinizi muhabbetle ve en derin kardeşlik duygularımla selamlıyorum.

“SÖZDE BARIŞ ÇAĞRILARININ GÖLGESİNDE YENİ CEPHELER AÇILMAKTA”

Değerli dava arkadaşlarım, dünyanın neresinde bir milletin barış ve huzur iklimi hedef alınsa, bir devletin kalbine silahlar doğrultulsa, nerede bir mazlumun ahı yükselse, neresinde bir ananın yüreği ateşe verilse, orada yalnızca o ülkenin değil, bütün insanlığın imtihanı başlamış demektir. Bugün yakın coğrafyamızda yaşananlar da bize sadece savaşların, gerilimlerin ve diplomatik çekişmelerin seyrini değil, aynı zamanda uluslararası hukukun ve insanlık duygularımızın seyrettiği istikametin vahim tablosunu göstermektedir. Atalarımız, “Ateş düştüğü yeri yakar.” demiştir. Fakat bugün yakın coğrafyamızda harlanan ateş, yalnızca düştüğü yeri değil, sınırları aşan, bombalar yağdıran, gökleri karartan, denizleri kabartan ve dumanı kapımıza kadar dayanan tehlikeli bir yangına dönüşmüştür. Tarihî tecrübelerimiz ve uluslararası gündeme Ankara’dan açılan penceremizden baktığımızda görünen manzara açık ve nettir. Bölgenin kalbine düşen her kıvılcım, ihmale uğradıkça yeni cephelere, yeni krizlere, yeni göçlere, yeni güvenlik tehditlerine ve yeni emperyal hesaplara kapı aralamaktadır. Sözde barış çağrılarının gölgesinde yeni cepheler açılmakta. Yalan diplomasi cümlelerinin, samimiyetsiz insani temennilerin arkasında askerî yığınaklar büyümekte. Hukukla perdelenen söylemlerin ardında kanlı çıkar hesapları yürütülmektedir. Bir tarafta dünyayı pazarlık masası bilip haritaları cetvelle çizen, milletleri menfaat aracı, mazlumları pazarlık kozu olarak gören hırs küpü bir emperyalist siyaset bezirgânı vardır. Diğer tarafta ise sözde devlet, özde bebek katili bir işgal şebekesi. Hastaneleri, okulları, mülteci kamplarını ve daha kundaktaki çocukların kefenlerini üzerine güvenlik yalanları ve sınır politikaları inşa eden kanlı bir savaş makinesi vardır. Bu namussuz karabatak düzeni ne ateşkes tanımakta ne de insanlığın kadim ve ortak değerlerini çiğneyip geçerken dünya milletleri karşısında küçük bir mahcubiyet göstermektedir.

“BÖLGEMİZİN KALBİNE HER GEÇEN GÜN YENİ HANÇERLER SAPLANMAKTADIR”

Bu tablo karşısında gerçeği bütün açıklığıyla söylemek mecburiyetindeyiz. Küresel sistemin çivisi çıkmış, adalet terazisi şaşmış, kantarın topuzu kaçmış, güç dengeleri yerinden oynamış, insanlığın müşterek vicdanı kan kokusuna karışmış petrol ve toprak rant siyasetleri arasında ağır bir imtihana mahkûm edilmiştir. Bugün hak, emperyal tahakkümün postalları altında ezilmekte, hukuk, Siyonist karabasanın menfaat çarklarında öğütülmekte, barış ise silah tacirlerinin kanlı iştahlarına kurban edilmektedir. Washington’un tehdit diliyle Tel Aviv’in Lübnan ve Gazze’deki masumlar üzerinde yürüttüğü katliam düzeni aynı karanlık masada buluşmakta, Orta Doğu’da kazan kaynamakta, bölgemizin kalbine her geçen gün yeni hançerler saplanmaktadır.

“TÜRK MİLLETİ KÖŞEYE SIKIŞTIRILACAK BİR MİLLET DEĞİLDİR”

Değerli milletvekilleri, bugün Orta Doğu’da yaşanan gerilimi sadece İran ile İsrail arasında cereyan eden bir çatışma olarak görmek büyük bir yanılgı olacaktır. Bu mesele yalnızca Tahran’ın, Tel Aviv’in, Washington’un veya Beyrut’un meselesi değildir. Bu mesele, Hürmüz Boğazı’ndan Doğu Akdeniz’e, Lübnan’dan Suriye’ye, Irak’ın kuzeyinden Kızıldeniz’e, Körfez’den Kıbrıs’a kadar uzanan, deniz ticaret yollarından petrol ve doğal gaz yataklarına, su güvenliği havzalarından enerji geçiş güzergâhlarına yayılan, bölgedeki tarihî, kültürel, etnik ve mezhepsel hassasiyetleri kışkırtmaktan geri durmayan geniş bir güvenlik denklemidir. Bu denklemi sadece bugünün askerî hareketleri ve kriz başlıklarıyla okumak eksik kalacaktır. Çünkü bugün kışkırtılan siyasi fay hatlarının dün masa başlarında çizilen sınırlarla, bugün sahada kullanılan terör aparatlarının dün coğrafyamıza ekilen ayrılık tohumlarıyla, bugün enerji yolları üzerinde kurulan baskının dün milletlerin kaderine vurulmak istenen emperyal prangalarla doğrudan bağı vardır. Bölgemizde her kriz bir anda ortaya çıkmış değildir. Her yangının altında bir kül, her çatışmanın gerisinde duman tüten bir kin, her dayatmanın arkasında yarım kalmış bir emperyal hesap vardır. Tarihi bilenler bugünkü hadiseleri daha açık okur. Bölgemiz ilk defa masa başı hesaplara, cetvelle çizilen haritalara, dışarıdan dayatılan statülere ve emperyal niyetlere maruz kalmamaktadır. Dün Sykes-Picot ile coğrafyamızın damarları kesilmek istendi. Dün Balfour Deklarasyonu ile Filistin’in kalbine zehirli bir tohum ekildi. Dün Sevr ile Türk milletine kefen biçildi. Dün Musul’dan Kerkük’e, Halep’ten Kudüs’e, Kıbrıs’tan Batı Trakya’ya kadar nice vatan parçası üzerinde hesap yapıldı. Fakat heves sahipleri bir şeyi unuttu. Türk milleti köşeye sıkıştırılacak bir millet değildir. Türk milleti karşısına yedi düvel de dizilse tarih sahnesinden silinecek bir millet değildir. Türkiye, ham hayaller kurularak çizilen haritaların kenarına sıkıştırılacak, eline bir avuç toprak verilip denizlerinden koparılacak bir ülke değildir.

Bahçeli, mutlak butlan kararı sonrası yaşananlara değerlendiren Bahçeli CHP’nin önünde ‘iki yol’ olduğunu bildirdi.

MHP lideri “Özgür Özel’e düşen, ateşe körükle gitmek değil, aklıselimle hareket etmektir. Zira keskin sirke ancak küpüne zarar verir” dedi.

“BU TABLO TESADÜF DEĞİL”

Bahçeli, şunlar söyledi:

– CHP’li belediyeler etrafında uzun süredir biriken şaibeli süreçler, rüşvet, görevi kötüye kullanma, yolsuzluk ve kamu gücünün menfaat ilişkilerine alet edildiği yönündeki peş peşe patlayan vakalar hepimizin malumudur. Vatandaşa hizmet makamı olması gereken belediyelerin Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında rant iddialarıyla, yönetim zafiyetleriyle ve kamu emanetini taşıyamama garabetiyle anılır hale gelmesi başlı başına bir ibretlik bir tablodur.

– Bugün görüyoruz ki yerelde başlayan bu çözülme, dönüp dolaşıp Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi’nin çatısına çökmüştür. Ecdadımız “Balık baştan kokar” demiştir. CHP’li belediyelerde kendini gösteren savrukluk, şaibeli yönetim aczi, bugün genel merkeze sirayet etmiş, parti yönetiminin içine düştüğü dağınıklığı bütün çıplaklığıyla ortaya koymuştur. Cumhuriyet Halk Partisi bugün milletin karşısına, kendi iç hesaplaşmasının, koltuk kavgasının, mahkeme süreçleriyle düğümlenen yönetim krizinin ve kurumsal aklını tüketen hizip mücadelesinin gölgesiyle çıkmaktadır.

– Bu tablo tesadüf değildir. Bu tablo, siyaseti millete hizmetin şerefli yolu olmaktan çıkarıp, kişisel ikbalin, hırsın, öfkenin ve güç gösterisinin dar patikasına sıkıştıran anlayışın neticesidir. Bugün Cumhuriyet Halk Partisi’nde bir siyasi partinin kendi hukukunu, geleneğini, kurumsallığını ve meşruiyet zeminini nasıl aşındırdığı vahim bir manzaradır. Sağduyuyla karşılanması gereken hukuki süreçlerin meydan okuyucu bir üslupla gölgelenmesi, siyasi kıyametin büyük alametlerindendir. Parti içi arınma ve durulma ihtiyacının tehditkar cümleler gölgesinde kalması, idari iflasın vesikasıdır. İş düğümleri çözmek yerine yağlı urganlara sarılmak, kementleri ülke gündeminin boynuna ısrarla dolamak aziz milletimize ne fayda getirir?

“İKİ AYRI GENEL MERKEZ KARŞIMIZDA”

– Buradan açıkça ifade ediyoruz; bizim meselemiz Cumhuriyet Halk Partisi’nin içine düştüğü dağınıklıktan siyasi kazanç üretmek değildir. Bizim meselemiz Türkiye’de siyaset kurumunun ağırlığını, millet iradesinin saygınlığını ve hukukun üstünlüğünü korumaktır. Ancak görünen köy de kılavuz istememektedir. Cumhuriyet Halk Partisi bugün iki ayrı yön, iki ayrı dil, iki ayrı merkez, iki ayrı meşruiyet iddiası, muhalefetin gidişatı bakımından kaygı verici bir gerçek olarak karşımızdadır. Bir tarafta hukuki zemine dönme ihtiyacı toparlanma isteğiyle buluşmaktadır; diğer tarafta meydan okuma üzerinden güç gösterileri sergilenmekte, sokak diliyle parti içi krizi büyütme hevesi gündemin üzerine ağır bir sis misali çökmektedir.

“CHP’NİN ÖNÜNDE İKİ YOL VAR”

– Bu noktada Cumhuriyet Halk Partisi’ne ve Sayın Özgür Özel’e düşen, ateşe körükle gitmek değil, aklıselimle hareket etmektir. Zira keskin sirke ancak küpüne zarar verir. Cumhuriyet Halk Partisi kendi içindeki çetrefilli itilafı meydanların hararetine terk etmemelidir. Serinkanlılıkla yürütülmesi gereken hukuki süreci kalabalıkların gürültüsüne bırakmamalıdır. Cumhuriyet ve yaşıt bir siyasi parti olmanın ağırlığı ve kurumsallığını niteliksiz sokak diline havale etmek, ölü gözünden yaş beklemekten farksızdır.

– Bugün Cumhuriyet Halk Partisi’nin önünde iki yol vardır: Ya kendi iç meselesini hukuk ve sağduyu zemininde çözecek ya da kendi eliyle büyüttüğü düğümü milletimizin gündemine yeni bir yük olarak taşıyacaktır. Nitekim ülke gündemi siyasi partilerin iç hesaplarının yükünü taşıyacak bir hamal değildir. Siyasette her sözün bir sonucu, her tavrın bir karşılığı, öfkeyle kalkılan her oturuşun bir maliyeti vardır. Bu hesabın sonunda mahcup olmamak, milletin vicdanına borçlu kalmamak isteniyorsa gaflet uykularından uyanılmalı, gözler dört açılmalıdır. Siyaset; millete hizmet etme yolunda feraseti fevriliğe, aklı asabiyete, sükuneti saldırganlığa tercih etme sanatıdır.

“ÖZEL’E TAVSİYEMİZ ŞUDUR…”

– Bu sanatın sanatkarı olmak isteniyorsa sözlerimize kulak verilmelidir. Bu sebeple Sayın Özgür Özel’e tavsiyemiz şudur: CHP’nin iç gerilimini sırtlanıp meydanlara taşımaktan, CHP bünyesindeki çatlağı memleket sathına yaymaktan, mevki yarışını demokrasi kahramanlığı gibi servis etmekten vazgeçilmelidir. Genel merkezdeki çift başlılık, teşkilatlara sirayet eden huzursuzluk ve Türkiye Büyük Millet Meclisi koridorlarına taşan buhran ayan beyan ortadadır. Kaynayan kazanı kapakla bastırmaya çalışmak akıl kârı değildir. Hararet yapan bir aracın gazına basarcasına CHP’yi daha büyük bir savruluşa sürüklemekten yüz çevrilmelidir. Motoru yakmadan, direksiyonu kilitlemeden, yoldan büsbütün çıkmadan bu gidişata bir an evvel nizam verilmelidir.

– Hazreti Ali’ye atfedilen kıymetli söz ne güzeldir: “Hak sizi hür yaşatmışken, hırs sizi kul etmesin.” İşte bizim siyaset anlayışımızın özü budur. Hırsın kulu olanlar koltuğun gölgesinde küçülür; hakkın yolunda yürüyenler milletin gönlünde büyür.

PaylaşTweetGönder
Önceki Haber

İtalya’daki Baronun Çetesine 7 İlde Operasyon: 6’sı Avukat 54 Gözaltı

İlgili Haberler

3. Sayfa

İtalya’daki Baronun Çetesine 7 İlde Operasyon: 6’sı Avukat 54 Gözaltı

Çevre

Filipinler’de 7,8’lik Dehşet! Ölü Sayısı Artıyor, 1500 Ev Tamamen Yıkıldı

Dünya

Lübnan’daki İsrail saldırılarında ölü sayısı 3 bin 637 oldu

3. Sayfa

Bahane arayan bölücüler yine saldırdı..

Dünya

Trump canlı yayını terk etti! Sunucuya ağır sözler: ‘Ya sahtekarsınız ya aptal!’

Çevre

Filipinler’de 7,8 büyüklüğünde deprem

En 1win te invita a participar en el emocionante mundo de las apuestas deportivas y juegos de casino. Regístrate y disfruta de bonos únicos y atención personalizada. Seguridad y diversión garantizadas para todos nuestros jugadores.

Welcome to Mega Casino, where excitement and entertainment meet. Enjoy our extensive library of games featuring slots, blackjack, and roulette. Join today and experience the thrill!

Son Haberler

“Terörsüz Türkiye milli varlığın zırhıdır” diyen Bahçeli’den CHP’ye sağduyu çağrısı!

İtalya’daki Baronun Çetesine 7 İlde Operasyon: 6’sı Avukat 54 Gözaltı

Filipinler’de 7,8’lik Dehşet! Ölü Sayısı Artıyor, 1500 Ev Tamamen Yıkıldı

Lübnan’daki İsrail saldırılarında ölü sayısı 3 bin 637 oldu

Bahane arayan bölücüler yine saldırdı..

Trump canlı yayını terk etti! Sunucuya ağır sözler: ‘Ya sahtekarsınız ya aptal!’

Dominik Cumhuriyeti’nde uçak kazasında 2 kişi hayatını kaybetti

Filipinler’de 7,8 büyüklüğünde deprem

Savaş Yeniden Başladı!

Büyük İskender’in Pers İmparatorluğu’na karşı kazandığı 2 bin 300 yıllık Granikos Savaş Alanı’nın  Sit Alanı ilan edildi.

Turkulak.com.tr

  • >
  • Politika
  • Medya
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Spor
  • Teknoloji
  • Yaşam
  • Yazarlar
  • Özel Dosyalar

Bizi Takip Edin

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

Sonuç Yok
Tüm sonuçları göster
  • >
  • Politika
  • Medya
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Spor
  • Teknoloji
    • Bilim
    • Otomotiv
    • Savunma
  • Yaşam
    • 3. Sayfa
    • Astroloji
    • Kadınlar Klübü
    • Kitap
    • Kültür-Sanat
    • Magazin
    • Sağlık
    • Seyahat & Yemek
    • Sinema & Tv
  • Yazarlar
  • Özel Dosyalar
    • Özel Dosyalar
    • Konuk Yazarlar
    • Röportajlar

Bu web sitesi çerezleri kullanır. Bu web sitesini kullanmaya devam ederek, çerezlerin kullanılmasına izin vermiş olursunuz. Gizlilik ve Çerez Politikamızı ziyaret edin.