OSMAN AĞA LEHİNDE YAZILANLAR, SÖYLENENLER


Seyfullah ÇİÇEK

Osman Ağa’yı yol kesen, soygun yapan, cinayetler işleyen adi bir eşkiya gibi lanse eden Birgün gazetesi köşe yazarı Nazım Alpman’a “Haddini Bil Birgün Gazetesi” başlıklı yazımda, belgelere dayalı gerekli cevapları vermiştim.

Yazım kısa sürede büyük yankı uyandırarak; yüzlerce beğeni ve yorum aldı.

Konuya hassasiyet gösteren başta Giresunlu hemşehrilerim olmak üzere gerçek vatanseverlere ayrı ayrı teşekkür ediyorum.

Osman Ağa (Topal Osman) lehinde bugüne kadar söylenen ve yazılan övgü dolu sözler de, bugünkü yazımın konusu olsun.

Kurtuluş Savaşımız’ın en büyük milis komutanlarından Giresunlu Milis Piyade Yarbay Osman Ağa hakkında bugüne kadar lehte ve aleyhte çok şeyler söylenmiş, yüzlerce yazı kaleme alınmıştır.

Aleyhinde yazılıp, söylenenlerin hemen hemen tamamına yakını iftiralardan ibaret olup, amaç, onun şahsında Atatürk’ü karalamaktır.

Peki, lehinde yazıp söyleyenler yok mu?

Olmaz olur mu?

Hem de o kadar çok ki, bunlardan derleyebildiklerimiz aşağıdadır.

Sözü; canı pahasına korumasını üstlendiği Atatürk’e, silah arkadaşlarına, gerçek vatansever gazetecilere, araştırmacılara, yazarlara ve vicdan sahibi aydınlara bırakıyorum.

Buyurun, birlikte okuyalım:

Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 19 Eylül 1924’deki Giresun ziyaretinde;

“İşte Paşa Hazretleri Topal Osman’ın evi” diyen karşılayıcılardan birine, “…Topal Osman değil, Cumhuriyetin banisi (kurucusu) Osman Ağa!” diye cevap vermiştir. (Erden Menteşeoğlu, Yakın Tarihimizde Osman Ağa ve Giresunlular, s. 202 )

Yine, karşılayıcılar arasında olup, “Babam ne oldu Paşam” diye soran Osman Ağa’nın küçük oğlu Mustafa Bey’in saçlarını okşayarak: “…Baban siyaset kurbanı gitti yavrum!” cevabını vermiştir. (a.g.e. S.5)

Bilgi Yurdu ziyaretinde, kendilerine ateşli bir nutuk çeken Giresunlu bir gencin sözlerine; “Afyonkarahisar’da, Dumlupınar’da Sizin Uşaklar da Vardı!” sözleriyle karşılık vermiştir. (Bkz. Giresun Atapark’taki Atatürk anıtının kaidesi)

1925 yılında kendilerini ziyarete gelen Giresun heyetine; “…Çarşı içerisinde bir yere Osman Ağa’nın altından bir heykeli yapılsa azdır!” demiştir. (M. Şakir Sarıbayraktaroğlu, Osman Ağa ve Giresun Uşakları Konuşuyor, a.g.e. S.94)

***

Celal Bayar (Eski Cumhurbaşkanı):

(Kürt isyanlarını anlattığı bölümden)

“…Koçkiri bence hepsinden mühimdir. Yunalılar’a karşı durmak için nasıl tedbir alıyor isek, orada da aynı surette teşkilat yaptık. Esasen Yunanlılar’a karşı durmak için kuvvetimiz kafi değildi. Bunlar da ayrıca çıktı başımıza… Koçkiri’de bir ordu merkezi yapıldı. Onun kumandanlığına size önce bahsettiğim Nurettin Paşa’yı kumandan tayin ettiler. O başardı o işi. Sonra Giresun’dan 1200 kişi ile gelen Topal Osman –çok yakın dostumdur- ın büyük gayretleri oldu. O 1200 kişinin 1000 kişisi sonra orduya, Yunanlılar’a karşı verilmiştir. 200 kişisi de Atatürk’ün Atatürk’ün Muhafızı olarak Çankaya’da muhafaza edilmiştir.” (Kurtul Altuğ, “Celal Bayar Anlatıyor: Kritik Olayların Perde Arkası”, Tercüman Gazetesi, 10 Eylül 1986)

***

Kazım Karabekir (Kurtuluş Savaşı’nda Şark Ordusu Komutanı):

“…Celalettin Arif Bey (Erzurum Mebusu ve TBMM II. Başkanı) ve taraftarı kırk imzalı sahte bir telgraf ile Mustafa Kemal Paşa’yı tehdit etmişler. Ben müdahale ettim. Mustafa Kemal Paşa, Kazım Dirik’e; ‘bu kırk kişinin ellerini bağla ve Ankara’ya sevk et’ demiş. Benim müdahalem ile mesele aydınlandı. Mustafa Kemal’in durumu çok zayıflamıştı. Kendisine destek olacak bir kuvvet, Topal Osman’ı ve kuvvetlerini gönderdim.” (Kazım Karabekir, İstiklal Harbimiz)

***

İsmet İnönü (Kurtuluş Savaşı’nda Batı Cephesi Komutanı, Genelkurmay Başkanı, Eski Cumhurbaşkanı ve Başbakan):

“Karadenizli milli kuvvetlerin başında ‘Osman Ağa’ isminde bir kumandan bulunuyordu. Bunlar Karadeniz’den, Giresun’dan gelmişlerdi. Bir askeri kuvvet olarak hemen bütün muharebelere sevk olundular. Muharebelere iştirak ettiler, kahramanca cansiperane çalıştılar. Muharebelerden sonra çok itibarlı ve çok fedakar bir milis kuvveti olarak Atatürk’ün muhafızı durumunda bulunuyorlardı.” (İsmet İnönü’nün Hatıraları, s.611)

***

Tunalı Hilmi (I.Meclis Bolu Milletvekili ünlü hatip):

“Giresun’un gösterdiği fedakarlık, cür’et, kahramanlık ve cesaret kalbimi sevinçle doldurdu!” (Sabahattin Özel, Milli Mücadele’de Trabzon, Ankara, 1991, s.418)

***

Dr. Abidin Bey (I.Meclis’te Rize Milletvekili):

“Giresun’un gösterdiği fedakarlık, Osmanlı ve İslam tarihinde altın kalemle yazılacak şeylerdir..” ((Sabahattin Özel, Milli Mücadele’de Trabzon, TTK Yayın.,1991)

***

Miralay Hacı Hamdi Bey (37. Fırka Komutanı):

Tanışmadan çok önce Osman Ağa’nın adını duyan Mustafa Kemal Paşa, yaptığı bir görüşmede, Harşıt Müdafaası’nda bulunan 37.Fırka Komutanı Miralay Hacı Hamdi Bey’e, “Nasıl bir insandır? diye sorar. O da:

“Son derece güvenilir, Timurlenk gibi bir cengaverdir.” cevabını verir. (Erden Menteşeoğlu, a.g.e., s.24)

***

“Anadolu Hediyesi” adlı cönk şeklindeki süreli yayın:

“Kahraman Osman Ağa’nın Taltifi.

Bir bacağını vatan yolunda kaybetmiş olmasına rağmen, maiyetindeki Karadenizli dilaverlerle (yiğitlerle, delikanlılarla) meydan-ı gazaya şitab eden (meydan savaşına atılan) Giresun’lu Osman Ağa’ya İstiklal Madalyası verildi.

Büyük Millet Meclisi tarafından, muzaffer ordumuzun kahramanları arasında en ziyade fedakarlık ve besaletleri (yiğitlikleri) meşhud olan (görülen) ve kahramanlık ünvanına bihakkın (gerçekten) kesb-i istihkak eylemiş bulunan (hak etmiş olan) erkan-ı ümera (binbaşıdan yukarı olan subaylar) ve zabitanımıza (subaylarımıza) takdirnameler ve istiklal madalyaları verildiğini ve Millet Meclisi’nin arslanlarımızı tebcilen (yücelten) taltif (ödüllendirme) kararını ve ittifak-ı ara ile (oybirliği ile) kabul ve tasdik eylediklerini haber almıştır. İstiklal Madalyası ile taltif edilen (ödüllendirilen) fedakaran meyanında kendisine binbaşı rütbesi verilmiş olan, Giresun havalisi kahramanlarından müteşekkil kıt’anın kumandanı Osman Ağa da mevcuttur.

Osman Ağa, kıt’asıyla Ankara’dan geçerken, Millet Meclisi’nden bu dilaverleri istikbale (karşılamaya) çıkan meb’uslara hitaben ‘Ben bu millet uğrunda bacağımı zayi ettim. Düşmanı denize dökünceye kadar icabederse sedye ile muharebe edeceğim.’ demişti. Karadeniz sahillerinin kahramanı Sakarya Muharebatında bu sözünü tutmuş ve mazhar-ı taltif (ödüle layık) olacak surette şecaat (yiğitlik) ve besalet (yararlılık) göstermiştir.” (Ali Şükrü Bey, Kadir Mısıroğlu, s.225-226)

***

Genel Kurmay Başkanlığı:

“Sayın: Seyfullah ÇİÇEK,

(…)

Görülüyor ki, Sakarya Meydan Muharebesi’nin kazanılmasında Milis Binbaşısı Osman Ağa’nın kahraman gönüllü 47. Giresun Alayı’nın da diğer muvazzaf alaylar gibi çok büyük kahramanlık göstererek katkısı olduğu muhakkaktır.”

(Gn. Kur. Bşk.lığı ATASE Bşk.lığı’nın 26.11.1992 gün ve 92356-92/1. As. T. Krl. yazısı).

***

Falih Rıfkı Atay (Gazeteci-Yazar):

“…Bir zamanlar Topal Osman Karadeniz kıyılarının ‘Destan Kahramanı’ idi.(…)

Halifenin fetvalarına göre Topal Osmanlar, Demirci Efeler, Çerkez Ethemler asi, Aznavurlar kahraman, Anadolu hocalarının fetvalarına göre de Mustafa Kemal ve TBMM’ne karşı koyanlar asi, onları vuranlar ‘Kahraman’dı. (…)

Filhakika, Topal Osman’ın hem yaptığı zulümler anlatılır, hem de onu bir kahraman gibi öven halk türküleri söylenirdi.” (Çankaya, F.Rıfkı Atay, s.262)

***

Emrullah Nutku (Hukukçu, Siyasetçi, Yazar):

“Bütün hayatı ateş ve barut kokuları arasında geçen Osman Ağa’nın İstiklal Harbi’nde çok hizmetleri vardır.” (Yakın Tarihimiz, c.4, sayı:42)

***

Mahir İz (I.Meclis’te Zabıt Katibi, Eğitimci, Yazar, Şair):

“…Topal Osman, herkesin baş üstünde taşıdığı ‘Milli’ bir kahramandı” (Yılların İzi, Mahir İz, s.92)

***

Dr. Rıza Nur (Sinop Milletvekili, I. Meclis’te Sağlık Bakanı, Lozan’da Murahhas Aza):

“Zavallı Ağa şu vatana üç, dört yıldır bence büyük hizmetler etmiş, kellesi koltuğunda çalışmıştır. (…) Hem pek Türkçü, vatanperver, gayretli ve Müslüman idi.” (Dr.Rıza Nur, Hayat ve Hatıratım, c.3, s.1181)

“…O yeni bir ‘Köroğlu’dur. ‘Milli bir kahraman’ dır. ‘Halk Kahramanı’dır”. (Dr.Rıza Nur, Hayat ve Hatıratım, c.3, s.793)

***

Hasan İzzettin Dinamo (Gazeteci-Tarihi Roman Yazarı):

“…Mangal Yürekli Adam” (Kutsal İsyan, c.2, s.113 “Mangal Yürekli Adamın Hikayesi”)

“Batum’a ilk kez Topal Osman girdi. ‘Fatih’liklerin armut gibi kolayca devşirildiği bu savaş döneminde Topal Osman’ın Batum Fatihi olması gerekirken, bunu Yakup Cemil sahiplenmişti.” (a.g.e, s.124)

“Pontosçuların azraili Topal Osman” (a.g.e, c.5, s.504)

***

Murat Sertoğlu (Gazeteci-Tarihi Roman Yazarı):

“…Senin yüreğinde muhakkak ki Karadeniz’in engin ufukları kadar büyük bir cesaret vardı. Hiçbir aslanın yüreğinde cesaretin bu kadar büyüğü yer almamıştır. Sen memleketin en kara günlerinde mütevazı varlığınla bir yıldız gibi parladın. Hiçbir fırtınanın bulutları senin parlaklığını gideremezdi. En ümitsiz günlerde bile birgün bu vatanın mutlak surette kurtulacağından ve düşmanlardan temizleneceğinden şüphe etmedin.

Topal Osman ve vatan hainliği… Acaba yeryüzünde birbirine uymayacak, bundan daha aykırı iki kelime iki tabir bulunabilir mi? ‘Atatürk’ün, bu milletin muhteşem fedaisi’. İşte hepsi o kadar.” ( Tercüman Gazetesi, 3 Mart 1964)

“Kurtuluş Savaşı’nın başlamasından önce Karadeniz kıyılarını Rum çetelerinden temizleyen Giresun’un cesur ve vatansever milis komutanı Osman Ağa” ( Yıllarboyu Tarih, Ocak 1979, sayı:1, s.36)

***

Ömer Sami Coşar (Gazeteci-Yazar):

“…Sakarya Kahramanı”

“Karadeniz boylarında Pontus Rum Devleti hayallerine darbe vuran adam”

(Atatürk’ün Muhafızı Topal Osman, Harman Yayınları, 1971)

***

Emin Çölaşan (Gazeteci-Yazar):

“…Bilirsiniz, Pontus olayına karşı ilk savaşı veren, Giresunlu Kahraman Topal Osman ve çetesi olmuştur. Pontus Rumları uzun çabalardan sonra temizlenmiş, Mustafa Kemal Paşa’nın Ankara’daki muhafızlığına getirilmiştir…” (Hürriyet, E. Çölaşan,25.08.1995)

“…Karadeniz’de Pontus Rumları ayaklanmış. Giresun’dan çıkan Topal Osman isimli bir kahraman, bunları tepelemeye başlamış…Ve bizim medya korosundan bir yaygara daha kopuyor: ‘Bu nasıl demokratlık?.. Topal Osman katildir. Derhal yargılansın…”

(Hürriyet, E. Çölaşan, 13.4.1996)

“…Rumlarla ilk mücadeleyi, katıksız bir sivil kahraman olan Giresunlu Topal Osman başlattı. (…) Vatana ve Atatürk’e büyük hizmet vermiş bir sivil kahramandı. Pontus deyince akla Topal Osman gelir. Topal Osman Giresun kalesine gömüldü. Mezarı, 1925 yılında Atatürk’ün emriyle kalenin en yüksek yerinde yaptırılan anıt mezara taşındı. Orası yıllardan beri bir ziyaret yeri.” (Hürriyet, E. Çölaşan, 9.5.2006)

“…Yerli Rumlar Kurtuluş Savaşımızda düşman ordusuyla işbirliği yaptılar. Karadeniz’de Pontus Rum devleti kurma sevdasına kapıldılar. Bunları ordumuzla birlikte Giresunlu milis kahraman Topal Osman temizledi. Geri kalanları ya kaçtı, ya da Lozan Anlaşması uyarınca mübadele ile gittiler.

Vatanımız, bu düşman unsurlardan böylece temizlendi ama çok boğuştuk, kan kaybettik, çok zor günler geçirdik.

Şimdi düşünüyorum, ya bunlar Türkiye’de kalmış olsalardı!… Şimdi başımızda Kürtçülük ve PKK olayı dışında bir de Rum ve Ermeni baskısı, belki bunların terörü olacaktı.

Vatanı bu yabancı unsurlardan, isyancılardan, ihanet şebekelerinden kurtaran Talat Paşa, Mustafa Kemal Atatürk, İsmet İnönü, Topal Osman gibi asker ve sivil kahramanlara hep teşekkür borçluyuz.

Yatıp kalkıp onlara dua edelim.” (Sözcü, E. Çölaşan, 22.9.2010)

***

Prof. Dr. Faruk Sümer (Öğretim Üyesi, Araştırmacı, Yazar):

“Gerçek bir kahraman ve vatansever bir Türk olan merhum Osman Ağa…” (Tirebolu Tarihi, Prof. Dr. Faruk Sümer, s.139)

***

Ergun Hiçyılmaz (Gazeteci, Araştırmacı, Yazar):

“…Karadenizliler Milli Mücadelenin en önemli insanlarıdır. Onlar olmasaydı, Anadolu’yu birleştiremezdik. Topal Osman ve Giresun Uşakları özellikle bunlar çok büyük rol oynamışlardır.

Bugün ayaklarımızın üzerinde durabiliyorsak, bunu ayaklarından asılanlara borçluyuz.” (Ergun Hiçyılmaz’la yapılan söyleşiden, Giresun Dergisi, sayı:74 ve Giresun Dergisi’nin Dedeman Oteli’ndeki ödül töreninde söylediklerinden…)

***

Yavuz Bülent Bakiler (Gazeteci-Şair-Yazar):

“…Bütün Karadeniz bugünkü huzurunu önce O’na borçludur! Sadece Karadeniz mi? Hayır! Bütün Türkiye! Çünkü Topal Osman ve yiğit arkadaşları olmasaydı, yüreğimiz, Güneydoğu ihaneti yanında bir de Karadeniz kundaklamasıyla dağlanacaktı.” (Türkiye Gazetesi, 26.08.1995)

***

Suat Yalaz (Çizgi roman üstadı, Yazar):

“…Cumhuriyetimizin temel taşlarına kanlarını karıştıran Topal Osman Ağa gibi bir kahramanın torunları olmakla övünmekte çok haklısınız. Sizlere gıpta ediyorum. Eminim Vatan tehlikeye düştüğünde, bugün bile Giresun’dan daha nice Topal Osmanlar çıkacak ve ilk saflarda yerlerini alacaklardır.” (Suat Yalaz’la yapılan söyleşiden, Giresun Dergisi Sayı:71)

***

Altemur Kılıç (Gazeteci-Yazar):

“…Topal Osman gerçek bir Anadolu yiğidi, gerçek bir kahramandır. Giresun’da ve civarında nesillerden nesillere geçecek bir efsanedir…” (Ortadoğu Gazetesi)

***

Yavuz Bahadıroğlu (Gazeteci-Yazar):

“…Önce Gazi Topal Osman kimdir?

(…) Tarihçi vicdanı, böyle birinin göğsüne rahatlıkla ve hiç çekinmeden ‘kahramanlık

Madalyası’ takabilir. Ancak tarihçinin görevi ‘kahraman’ belirlemek değil, doğru tesbitler yapmaktır.

Birinci tespit: Topal Osman tam bir vatanseverdir…

İkinci tespit: Topal Osman, yeri geldiğinde hayatını vatanı için hiçe sayabilen bir fedakardır…

Üçüncü tespit: Topal Osman, kendisi için bir şey istemeyen bir insandır…

Dördüncü tespit: Mustafa Kemal’e bağlıdır…(O kadar bağlıdır ki, Atatürk, ondan başkasına güvenememiş, kendisini koruma görevini ona ve arkadaşlarına vermiştir.”

(Vakit Gazetesi )

***

Turgut Özakman (Araştırmacı, Yazar, Romancı):

“…47. Alay hem Sakarya’da, hem Büyük Taarruz’da görev almıştır. M.Kemal Paşa’nın muhafızları 47.Alayın Giresunlu seçkin gençleriydi. M.Kemal Paşa’yı çok iyi korumuşlardır.

Osman Ağa bir suç işledi diye hepsini aşağılamak ve Osman Ağa’nın kahramanlıklarını yok saymak olur mu? Meclis’in, ölüyü mezardan çıkartıp astırması, bu kahramanları aşağılamaya yeltenmesi Birinci Meclis’in büyük yanlışları arasında yer alacak, büyüklüğünü lekeleyecektir.” (Cumhuriyet Türk Mucizesi, s.425-426)

***

İsmail Hakkı Tekçe (Osman Ağa’yı yaralıyken öldürdüğü iddia edilen Muhafız Taburu Komutanı):

“Osman Ağa vatansever bir insandı. Giresun Belediye Başkanı idi. Pontus çetelerinin yaptığı zulümden dolayı dehşetli Rum düşmanıydı. Bunda da haklıydı. Pontuslu Rumlar Giresun çevresinde Türk halka yapmadık vahşet bırakmamışlardı. Kurtuluş Savaşı sırasında önce Ankara’ya bir takım yolladı. Sakarya Savaşı’na Giresunlular Alayı ile katıldı. Son çatışmalarda kendisini kimin vurduğu belli değildi. Yaylım ateşi sonunda öldürülmüştü.” (Hasan Pulur, “Muhafızı Atatürk’ü Anlatıyor” )

***

Berth G. Gaulis (Fransız gazeteci):

Kurtuluş Savaşımız’la ilgili haber ve röportajlar kaleme alan Fransız gazeteci Berth G.Gaulis, Osman Ağa’yla yaptığı bir söyleşide şöyle bir Osman Ağa portresi çizer:

“…Ağa Ankara’da izindedir. Paşa’nın misafiridir. Ertesi gün birliğine iltihak eder. Osman Ağa, memleketinin en zengin insanı idi. Kendi adamlarınca baş seçildikten sonra, bir alay oluşturmak üzere malını mülkünü satmıştı. Alayın her şeyine o kumanda ederdi. İsmet Paşa onun adamlarını düzenli ordu içine almıştı. Hepsi çok disiplinlidir. Osman Ağa, Sakarya’da aslanlar gibi çarpışmıştır. İzne çıkmayı da doğrusu hak etmiştir. Fakat yine de az çok sıkıldığını itiraf eder, gördüğü tüm iltifatlara rağmen birliğine dönmeye can atar. Ona savaş hakkındaki görüşlerini sormuştum. Okuması yazması olmayan bu köylü asker bana, üç çift lafta öyle bir Avrupa çizdi ki, bunun verdiği zevk doğrusu tercüme edilemez. Avrupa’yı övmedi ama gerçekten olanı olduğu gibi söyledi.

(…)

Sonra adamlarını çağırdı ve dörtnala uzaklaştı.” (Çankaya Akşamları, Trc. Füruzan Tekil, İstanbul, 1983)

Açıklama: B.Gaulis şu üç hususta yanılıyor: 1)Varlıklı bir aileye mensuptu ama en zengini değildi. 2)Baş seçilmemiş, kendiliğinden baş olmuştur. 3) Rüştiye (Ortaokul)’den terk olup, okuması-yazması vardı. (S.Ç.)