5 Haziran 2026 Cuma
  • Ana Sayfa
  • Gizlilik Politikası
  • Künye
  • İletişim
  • >
  • Politika
  • Medya
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Spor
  • Teknoloji
    • Bilim
    • Otomotiv
    • Savunma
  • Yaşam
    • 3. Sayfa
    • Astroloji
    • Kadınlar Klübü
    • Kitap
    • Kültür-Sanat
    • Magazin
    • Sağlık
    • Seyahat & Yemek
    • Sinema & Tv
  • Yazarlar
  • Özel Dosyalar
    • Özel Dosyalar
    • Konuk Yazarlar
    • Röportajlar
Sonuç Yok
Tüm sonuçları göster
  • >
  • Politika
  • Medya
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Spor
  • Teknoloji
    • Bilim
    • Otomotiv
    • Savunma
  • Yaşam
    • 3. Sayfa
    • Astroloji
    • Kadınlar Klübü
    • Kitap
    • Kültür-Sanat
    • Magazin
    • Sağlık
    • Seyahat & Yemek
    • Sinema & Tv
  • Yazarlar
  • Özel Dosyalar
    • Özel Dosyalar
    • Konuk Yazarlar
    • Röportajlar
Sonuç Yok
Tüm sonuçları göster
Sonuç Yok
Tüm sonuçları göster
Ana Sayfa Güncel

Kabulünün 101. yılında İstiklâl Marşı nasıl doğdu? | Dr. Sakin Öner

14 Mart 2022
in Güncel, Manşet 1, Yazarlar
A A
Facebook ile paylaşTwitter ile PaylaşWhatsapp
     Eserlerinde, çöküş sürecindeki Osmanlı toplumunu, Osmanlının son zaferi olan Çanakkale Zaferindeki Mehmetçiğin büyük kahramanlığını anlatan “Çanakkale Şehitlerine” destanını yazan  Mehmet Âkif’in Milli Mücadele’ye en büyük desteği,  İstiklal Harbi’ni yürüten kahraman ordumuzun ve milletimizin maneviyatını  yükselten “İstiklâl Marşı”nı yazmasıdır.
 İngilizlerin himayesindeki Yunan ordusu 15 Mayıs 1919’da İzmir’e çıkmış ve batı illerimizi birer birer işgal etmeye başlamıştır. Türk milleti, bu gelişmeler üzerine hürriyet ve istiklâlini kaybetme, esarete mahkûm olma  korkusuna kapılmıştır. Bu korku, vatanı, bayrağı ve devleti ile tarih sahnesinden silinme, yabancı devletlerin boyunduruğuna girme korkusudur. Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşları, İstiklâl Savaşı’nın meşalesini, 19 Mayıs 1919’da Samsun’da böyle bir atmosferde yaktılar. “Ya istiklâl, ya ölüm!” parolasıyla yola çıkan Kuvva-yı Milliyeciler, binlerce sıkıntı ve imkânsızlık içinde, bir taraftan yeniden milli bir ordu kurmaya çalışırken, bir taraftan da milleti içinde bulunduğu bu korku ve umutsuzluk psikolojisinden kurtarmaya çalışıyorlardı. Mücadeleye başlamanın ve başarmanın ilk şartı, özgüveni sağlamak ve moral gücü yükseltmekti. Savaşacağımız düşman hem sayıca, hem de silahça bizden üstündü. Karşımızda dünyanın en gelişmiş savaş teknolojisine sahip ülkelerin orduları ve onların desteklediği Yunan orduları vardı. Anadolu’nun üçte ikisi düşmanlarca işgal edilmişti. İşte İstiklâl Savaşı böyle bir atmosferde başladı.
     Milletin ve ordunun acilen maneviyatını yükseltecek bir milli marşa ihtiyacı vardı. Milli bir marş yazdırılmasına karar verildi. Garp Cephesi Erkân-ı Harbiye Reisi Kurmay Başkanı olan İsmet Bey (Paşa), Maarif Vekili Dr. Rıza Nur’u ziyaret etti ve Fransızların  Marseyyez’i gibi orduya milli heyecan verecek bir millî marş yazdırılması  konusunda anlaştılar. Rıza Nur, İsmet Bey’i bu işlere bakan Orta Tedrisat Müdürü Kâzım Nami (Duru) Bey’e gönderdi. Kâzım Nâmi Bey, bu olayı hatıralarında şöyle anlatır:
      “Bir gün orta tedrisat müdürü odasında çalışıyordum. Kalpağımı masanın bir kenarına koymuştum. Kapı açıldı. İçeriye kısa boylu bir Erkân-ı Harbiye albayı  girdi. Onu görünce ayağa kalktım, kalpağımı giydim, buyurunuz dedim. Bu zat “Ben  Garp Cephesi Erkân-ı Harbiye Reisi İsmet” dedi. Kendisini masanın önündeki iskemleye buyur ettim, oturdu. “Beni size Dr. Rıza Nur Bey gönderdi. Orduca karar verdik, bir İstiklâl Marşı istiyoruz. Bunun güftesini, bestesini ayrı ayrı müsabakaya korsunuz. Her birini kazanana beşer yüz lira vereceğiz.” dedi. Emirlerini hemen yapacağımı söyledim. 7 Kasım 1920 tarihli Hakimiyet-i Milliye’de “Türk şairlerinin nazar-ı dikkatine – Maarif Vekâleti’nden” başlıklı bir ilanla, İstiklâl Marşı Yazma Yarışması’nın düzenlendiği ve gönderilecek eserlerin 23 Aralık 1920’de  Maarif Vekâleti’ne teslim edilmesi istendi. İlanda eserlerin edebî bir heyet tarafından değerlendirileceği, kazanana 500 lira mükâfat verileceği, bestesi için de ayrıca müsabaka açılarak kazanana 500 lira verileceği bildirildi. O sıralarda Dr. Rıza Nur’un  yerine Maarif Vekilliğine getirilen Hamdullah Suphi (Tanrıöver) ise, millî marş yazabileceği tahmin edilen şairlere mektup göndererek yarışmaya katılmaya davet etti. larını duyurmuştur.
     O gün için Ankara’da 140 liraya bir çiftlik almak mümkündür.  Mehmet Âkif, kazanacak şaire nakdî bir mükâfat vaat edildiği için “para ile milli marş yazılmaz” düşüncesiyle bu yarışmaya katılmadı. O anda cebinde bir milletvekili arkadaşından borç aldığı iki lira ve üzerinde yamalı bir pantolon vardır. O soğuk Ankara kışında sırtına giyecek bir paltosu yoktur. Ama O, yine de milli marş için para almayı şerefsizlik saydı. İşte İstiklal Marşı, böyle engin bir ruhun ilâhî coşkusundan doğmuştur.
     Yarışmaya 724 şiir katıldı. Edebiyatçılardan oluşan seçici kurul, bu şiirlerden hiç birini milli marş olmaya layık bulmadı. Bu şairler içinde İstiklal Harbi’nin komutanlarından Kazım Karabekir bile vardı. Milli Şairimiz Mehmet Akif’in yarışmayaya para ödülü olduğu için katılmadığını öğrenen Atatürk’ün talimatı üzerine, Maarif Vekili Hamdullah Suphi Bey harekete geçti.  Araya Âkif’in yakın arkadaşı Hasan Basri (Çantay) Bey’i soktu. Ayrıca şu mektupla Âkif’i yarışmaya katılmaya davet etti:  “Pek aziz ve muhterem efendim, İstiklâl Marşı için açılan müsabakaya iştirak buyurmamalarındaki sebebin izâlesi için pek çok tedbirler vardır. Zatı üstadânelerinin matlûb şiiri vücuda getirmeleri maksadın husûlü için son çare olarak kalmıştır. Asıl endişenizin icap ettiği ne varsa hepsini yaparız. Memleketi bu müessir telkin ve tehiç vâsıtalarından mahrum bırakmamanızı rica ve bu vesile ile en derin hürmet ve muhabbetimi arz ve tekrar eylerim.”
      Âkif, “kazandığı takdirde mükâfatı istediği hayır kurumuna bağışlayabileceğini” belirten bu mektup üzerine İstiklâl Marşı yazma yarışmasına katılmaya karar verdi. Âkif, 1920 yılının sonlarında ikamet ettiği Taceddin dergâhında ve  Ankara’nın o soğuk ve  o çok heyecanlı günlerinde İstiklal Marşı’nı aziz ve şanlı bayrağımızın ruhaniyetine sığınarak yazdı. Âkif’in, Taceddin Dergâhı’nın manevi ikliminde yazdığı bu milli marşa, İstiklâl Harbi’nin  o kan ve barut kokan günlerinde, bağımsızlığını kaybetme korkusu içinde olan ordumuza ve milletimize umut, moral ve heyecan verecek bir hitap kelimesi ile başlaması gerekiyordu.  Mehmet Âkif, ilk mısrayı yazdıran duyguyu yakın arkadaşı Eşref Edip’e şöyle anlatır: “Boş odaya girdiğimde, benim bugünkü sıkışıklığımda bir müslüman daha yaşadı mı diye düşündüm. Ülkenin her yanı düşmanla boğuşuyor diye düşünürken Peygamber Efendimizin Mekke’den Medine’ye yanında sadece Hz. Ebubekir ile Hicret’ini hatırladım. Ebu Cehil’in yanında binlerce insan vardı. Sevr Mağarası’na sığındıklarında  Hz. Ebubekir’in endişelendiğini fark edince “Korkma ey Ebubekir! Allah bizimledir.” deyişini hatırladığım zaman Peygamberimizin daha büyük bir zorlukta teslim olmayışı aklıma geldi ve bunun üzerine marşı yazmaya ‘Korkma!’ diyerek başladım; Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak/ Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak. ”
     Şairin kahraman ordumuza ithaf ettiği İstiklâl Marşı, on gün aralıksız çalışılarak yazıldı ve 17 Şubat günü Sırat-ı Müstakim ve Hâkimiyet-i Milliye’de yayımlandı. Marş, birden bire bütün vatan sathında bir inanç ve heyecan rüzgârı estirdi. Türk milleti bu marş için,  “Büyük bir milleti asırlarca ayakta tutacak kadar kuvvetli mısralarla örülmüştür” dedi. 12 Mart 1921  Cumartesi günü saat 17.45’te Hamdullah Suphi Bey tarafından Mecliste okunup ayakta dinlendikten sonra alkışlarla millî marş olarak kabul edildi. Büyük şair, şaheserini bütünleyen örnek bir davranışı daha sergileyerek marş için konan 500 liralık mükâfatı, Hilâl-i Ahmer bünyesinde, kadın ve çocuklara iş öğreten ve cepheye elbise diken Darü’l- Mesai Vakfı’na bağışladı.
     İstiklal Marşı, varlık-yokluk mücadelesi veren bir milletin can suyu olmuş, dağılmaya yüz tutmuş milletin aynı hedef doğrultusunda birleşmesini sağlamıştır. Bağımsızlığı bir ruh olarak tarihte var olduğu günden bu yana yaşatan Türk milleti, esaret zincirlerini paramparça ederek, kükremiş bir sel gibi önüne konan bentleri aşmıştır. Bunu yaparken adeta milli bir yemin ederek İstiklal Marşı’nın sözlerinde hayat bulmuştur. “Bağımsızlık benim karakterimdir” diyen Mustafa Kemal Atatürk İstiklâl Marşı hakkında şunları söylemiştir:  “Bu marş bizim inkılabımızı anlatır, inkılabımızın ruhunu anlatır. Bunu ne unutmak ne de unutturmak lazımdır. İstiklal Marşı’nda, istiklal davamızı anlatması bakımından büyük bir manası olan mısralar vardır. Benim en beğendiğim yeri de burasıdır: ‘Hakkıdır hür yaşamış bayrağımın hürriyet/ Hakkıdır Hakk’a tapan milletimin istiklâl!’ Benim, bu milletten asla unutmamasını istediğim mısralar, işte bunlardır. Hürriyet ve istiklal aşkı bu milletin ruhudur.”
     Türk İstiklâl Marşı, milli tarihimizin en önemli dönüm noktası olan İstiklâl Savaşı’nda, hâkim olan psikolojiyi ve ruhu ortaya koyar. İstiklâl Marşı, Türk milletinin sahip olduğu değerleri de bir bütün halinde ortaya koymaktadır. Bu değerler;  “vatan, millet, bayrak, din, hürriyet ve istiklâl”dir. Bu şiir, Bilge Kağan’ın Orhun Yazıtlarındaki hitabı, Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi gibi, bağımsızlığımızın tehlikeye düştüğü her dönemde başvurulacak uyarıcı bir metindir.  Bu şiir, o günlerin durumunu, duygusal atmosferini, karşı karşıya kalınan tehlike ve tehditleri , bunlara karşı milletin yapması gereken fedakârlığı  nesilden nesile aktaracak olan bir edebi âbidedir.
     Türk milletinin ve ordumuzun maneviyatını güçlendirmek amacıyla yazılan İstiklâl Marşı, bir ümit ve cesaret şiiridir. Bu marş, yeni yetişen Türk nesillerine millî şuurlarını kazandıracak en önemli eserdir. Kıyamete kadar yaşayacağına inandığımız Türk milletinin bütün fertlerine her şeyden önce bayrak ve İstiklâl Marşı’nın ihtiva ettiği anlam ve önemi öğretmeliyiz. Vatansız, bayraksız ve İstiklâl Marşsız bir hayatın, aslında bir ölüm olduğu fikrini zihinlere yerleştirmeliyiz.
Dr. Sakin Öner
PaylaşTweetGönder
Önceki Haber

Süper Lig’de liste dışı kalan hakemler önce Tahkim’e sonra AİHM’e gidecek!

Sonraki Haber

14 Mart Tıp Bayramı ve Tıbbiyeli Hikmet | Dr. Sakin Öner

İlgili Haberler

Manşet 1

Türk Hava Kuvvetleri’nin 115’inci yılı kutlu olsun

Kültür-Sanat

Reha Muhtar hayatını kaybetti

Dünya

İran, Kuveyt Havalimanı’nı Vurdu

Ekonomi

Giresun’da serbest piyasada fındık fiyatları, Kurban Bayramı sonrasında da düşüşünü sürdürdü.

Kültür-Sanat

Kanye West İstanbul’da dünya rekorunu kırdı

3. Sayfa

Bebek’de tekne yangını

Sonraki Haber

14 Mart Tıp Bayramı ve Tıbbiyeli Hikmet | Dr. Sakin Öner

En 1win te invita a participar en el emocionante mundo de las apuestas deportivas y juegos de casino. Regístrate y disfruta de bonos únicos y atención personalizada. Seguridad y diversión garantizadas para todos nuestros jugadores.

Welcome to Mega Casino, where excitement and entertainment meet. Enjoy our extensive library of games featuring slots, blackjack, and roulette. Join today and experience the thrill!

Son Haberler

Türk Hava Kuvvetleri’nin 115’inci yılı kutlu olsun

Reha Muhtar hayatını kaybetti

İran, Kuveyt Havalimanı’nı Vurdu

Tarkan ücretsiz konser verecek

Giresun’da serbest piyasada fındık fiyatları, Kurban Bayramı sonrasında da düşüşünü sürdürdü.

Türkiye,Kuzey Makedonya’yı 4-0 mağlup etti. 

Kanye West İstanbul’da dünya rekorunu kırdı

Bebek’de tekne yangını

Akaryakıt ‘a çifte indirim!

Denizli’de Facia: Yolcu Otobüsü Yandı! 1’i Bebek 8 Kişi Hayatını Kaybetti, 33 Yaralı

Turkulak.com.tr

  • >
  • Politika
  • Medya
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Spor
  • Teknoloji
  • Yaşam
  • Yazarlar
  • Özel Dosyalar

Bizi Takip Edin

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

Sonuç Yok
Tüm sonuçları göster
  • >
  • Politika
  • Medya
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Spor
  • Teknoloji
    • Bilim
    • Otomotiv
    • Savunma
  • Yaşam
    • 3. Sayfa
    • Astroloji
    • Kadınlar Klübü
    • Kitap
    • Kültür-Sanat
    • Magazin
    • Sağlık
    • Seyahat & Yemek
    • Sinema & Tv
  • Yazarlar
  • Özel Dosyalar
    • Özel Dosyalar
    • Konuk Yazarlar
    • Röportajlar

Bu web sitesi çerezleri kullanır. Bu web sitesini kullanmaya devam ederek, çerezlerin kullanılmasına izin vermiş olursunuz. Gizlilik ve Çerez Politikamızı ziyaret edin.