*
İşler zorlaşınca insanların niteliği ortaya çıkar.
Kimisi kollarını sıvar,
kimisi burun kıvırır,
kimisi de toz duman olur.
Her şeyin bitti zannedildiği bir anda milletine ümit olan,
mümkün olmayanı mümkün kılınır hale getiren ve büyük Türk milletinin özündeki cevheri tekrar ortaya çıkartarak aydınlık bir gelecek emanet eden,
Cumhuriyetimizin kurucusu, gönlümüze taht kurmuş büyük komutan ve eşsiz devlet adamı
Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ü saygı, sevgi özlem, minnetle anıyorum.
Ruhun şad olsun.
*
10 Kasımı yas tutma günü olarak görmemeliyiz.
10 Kasım, Atatürk’ün koyduğu ilkelere ne kadar sahip çıkabildiğimizin vicdan muhasebesini yapabildiğimiz gün olmalıdır.
Ne kadar akıl ve bilim yolunda gittiğimizi sorguladığımız gün olmalıdır.
Atatürk’ün bize emanet ettiği “laik Cumhuriyete” ne kadar sahip çıkabildiğimizin,
ülkemizi ne ölçüde çağdaş uygarlık düzeyine çıkarabildiğizin muhasebesini yapacağımız gün olmalıdır.
*
Evet;
10 Kasım Atatürk’e vefa görevini yerine getirip getiremediğimizin, ona layık olup olamadığımızın muhasebesini yapma günüdür.
Acaba Atatürk’ün hayal ettiği yerde miyiz?
Keşke Mustafa Kemal Atatürk’ü 10 Kasım’larda andığımız kadar da çok anlayabilmiş olsaydık.
*
10 Kasım’larda bir dakika dik durmak sürekli eğilmeye alışanlar için çok zor olduğundan özellikle bugün devletin tepesindeki bazı kişiler hasta olsada bu günlerde hiç bir hastalık özde Kemalistlere dokunamaz ve onlar dimdik ayaktadır ve emperyalist uşaklarının da korkulu rüyasıdırlar.
*
Fikirleriyle bugün hala yolumuzu aydınlatan Büyük önder Atatürk;
Seni görmesem de senin duygularını anlayabiliyor ve hissedebiliyorum.
Yediğimiz ekmekte,
içtiğimiz suda senin hakkın var.
Bir vatanımız, bir bayrağımız, bir marşımız varsa ve bu topraklarda özgür bir şekilde yaşıyorsak sana borçluyuz.
*
Dünyada hiç bir ölüm senin kadar ölümsüz olmadı.
Milli değerimiz olan Mustafa Kemal Atatürk’ün
İsmini standlardan silseler de kalbimizden silemezler.
Silmeye güçleri, unutturmaya ömürleri yetmez.
Seni bizler kalbimize gömdük.
Kalplerimizde ölümsüzsün.
Seninle doğdum.
Seninle yaşadım.
Seninle öleceğim.
Sana olan inancımız, bağlılığımız sonsuza kadar sürecektir.
Ölesine seviyoruz bizler seni.
*
Bizlere emanet ettiğin laik Cumhuriyeti ve cumhuriyet değerlerini son nefesime kadar koruyacağız.
Kalbimizde ebediyete kadar yaşayacaksın.
Yolundan yürüyenlere selam olsun.
Senin yolunda gitmekten onurumuzdur.
Yolun yolumuzdur.
Ya izinde gideceğiz.
Ya da yolunda öleceğiz.
Bizler senin yolundan dönmez,
Mustafa Kemal’in ışığı yüreğimizden sönmez.
Hiç bir zaman ümitsiz olmayacağız.
Çünkü damarlarımızda asil kan vardır.
*
Emperyalist uşakları olan siyasal islamcılar, ümmetçiler Atatürk’ün sağladığı tüm imkanlardan hem yararlanırlar hem de ona husumet beslerler.
Bizler Mustafa Kemal’in askerleriyiz.
Mustafa Kemal’in çocuklarıyız.
Sizler kimin çocuklarısınız bizi pek alakadar etmez.
Unutmayınız ki,
Atatürk’ü Türkiye’den çıkardığınızda geriye Ortadoğu ülkesi ve Afganistan kalır.
“Ne mutlu kıymetini bilene.”
*
Atatürk’ün denize döktüklerinin iş birlikçileri veya torunları olan Atatürk’ün adından rahatsız din tacirleri bir gün yok olacaktır.
Ancak Mustafa Kemal Atatürk’ün adı ve laik cumhuriyet sonsuza kadar yaşayacaktır.