İstanbul’a seyahate gelen 2 çocuklu ailenin zehirlenme iddiası ile yaşadıkları gündeme oturdu. Olaya ilişkin ortaya çıkan ve bilinen ayrıntıları A’dan Z’ye haberimizde derledik.
Almanya’dan İstanbul’a gelen 2 çocuklu aile, 9 Kasım itibarı ile facia yaşadı. Gıda zehirlenmesinin üzerinde durulurken yaşananlar sonrası tüm müdahalelere rağmen çocuklar Kadir Muhammet (6) ve Masal (3) 13 Kasım’da, anne Çiğdem Böcek (37) ise 14 Kasım’da hayatını kaybetti.
Entübe edilen baba Servet Böcek’in tedavisi devam ediyor. Türkiye gündemini sarsan bu olay sonrası soruşturma devam ederken birçok ayrıntı ortaya çıktı.
OTEL MÜHÜRLENDİ
Polis ekipleri sabah erken saatlerde otele gelerek incelemelerde bulundu. Otelde ilaçlama yapıldığı belirlendi. Bunun üzerine İl Sağlık Müdürlüğü ile Fatih İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri de otelde denetim yaptı.
Yapılan denetimlerde, otelde ilaçlama sırasında kullanılan malzemelere dair bilgi ve belgelerin toplandığı, ilaçlamanın otelin giriş katında, tek bir odada yapıldığı öğrenildi.
İlaçlamada kullanılan maddelerden bazılarının insan sağlığına zararlı olabilecek, tarım alanlarında kullanılan maddeler taşıdığı şüphesi üzerinde duruluyor. Alınan numuneler, analiz edilecek. Ayrıca, turistlerin otelin dördüncü katında, hayatını kaybeden ailenin ise birinci katta kaldığı öğrenildi.
Yapılan incelemelerin ardından 1 otel çalışanı ve 2 ilaçlama şirketi çalışanı gözaltına alındı.
Müşteriler tahliye edilerek olay yerine gelen belediye ekipleri oteli mühürledi.
BÖCEK AİLESİ İFADELERİNDE NELER SÖYLEDİ?
Durumları kötüleşmeden önce polis ekiplerine ifade veren baba Servet Böcek ve anne Çiğdem Böcek, yaşananları anlattı. Soruşturma dosyasında bulunan ifadelerde zehirlenen ailenin hangi mekandan ne yediği, şikâyetlerin nasıl başladığı ve hastanelerde yaşananlar netlik kazandı.
Baba Servet Böcek, 11 Kasım’da saat 12.00’de otelden çıktıklarını, gezmek için Ortaköy’e gittiklerini, caminin yanında 40–45 yaşlarında, esmer, sakallı, zayıf yapılı bir seyyar satıcıdan midye alıp yediklerinden bahsetti.
Kumpircilerin olduğu cadde üzerinde adını unuttuğu bir restoranda, kokoreç ve çorba yediğini aktaran baba Servet Böcek, “Eşim ve çocuklarım da farklı yemekler aldı. Taksiyle otele yakın bir yerde indik. Bir marketten su, bir dükkândan lokum aldık. Saat 18.45’te odaya girdik. Çocukların mide bulantısı ve kusma şikâyeti başladı. Sabaha kadar durmadı. 12 Kasım sabahı Bezmialem Hastanesi’ne gittik. Bana ve eşime serum taktılar, ilaç verip taburcu ettiler. Çocuklar için Çapa’ya yönlendirdiler. Orada da ilaç verilip taburcu edildik” sözlerini sarf etti.
Otele döndükten sonra gece, çocukların durumunun kötüleştiğini aktaran Servet Böcek, “Eşim çocukların hareketsiz yattığını görünce 112’yi arayarak yardım istedik. Hastaneye götürüldük” ifadelerini kullandı.
Hayatını kaybeden anne Çiğdem Böcek ise Taksim İlkyardım Hastanesi’nde entübe edilmeden hemen önce polise yaşadıklarını şu sözlerle anlattı:
“Ortaköy Camii’nin yanında 55–60 yaşlarında, orta boylu, kır saçlı, zayıf yapılı bir seyyar satıcıdan midye aldık. Hepimiz yedik. Kumpircilerin olduğu caddeye yürüdük. Etrafı yeşil yapraklı, ahşap oturaklı, önünde fotoğraf çekilme yeri olan bir işletmeye girdik.
Ben tavuk tantuni, eşim ve oğlum kokoreç, kızım ise sucuk ekmek yedi. Akşam saatlerinde kızım Masal’ı hareketsiz buldum. Hemen 112’yi aradım. Olaydan kısa süre sonra ben de fenalaştım.”
ÖN OTOPSİDE İLK BULGULAR NE?
Adli Tıp Kurumu’ndaki incelemenin ardından hayatını kaybedenlerin ön otopsi raporu tamamlandı.
Raporda, Kadir Muhammet Böcek ve Masal Böcek ile ilgili, dış muayenelerinde ölüme neden olacak harici travmatik lezyon izlenmediği, mide mukozalarında hiperemi (damarların genişleyerek bölgeye normalden daha fazla kan gelmesi durumu) dışında belirgin patolojik bulguya rastlanmadığı belirtildi.
Anne Çiğdem Böcek ile ilgili ise yine dış muayenede harici travmatik lezyon izlenmediği, midede yaygın submukozal kanamalar, yer yer noktasal ülsere alanlar, barsaklarda olağan kimüs ve gayta içeriği dışında belirgin patolojik bulgu olmadığının görüldüğü kaydedildi.
İşlemler sırasında cenazelerden laboratuvar analizi için bazı örnekler alındı. Mide ve bağırsak içerikleri, soğuk zincirle Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü laboratuvarlarına gönderilmek üzere örneklendi.
Örneklerin analizinin ardından ölüm sebeplerinin belirleneceği ifade edildi.
KİMLER GÖZALTINA ALINDI?
Yürütülen soruşturma kapsamında ailenin yemek yediği yerlerdeki dört kişi, otelin sorumlusu, ilaçlama şirketinin sahibi, ilaçlamayı yapan kişi ve otelin yakınındaki bir fırıncı gözaltına alındı.
Şüpheli listesi şöyle:
1- Lokumcunun sahibi
2- Kokoreçcinin sahibi
3- Midyeci
4- Kafe işletmecisi
5- Otel sorumlusu
6- İlaçlama şirketinin sahibi
7- İlaçlamayı yapan kişi
8- Otel yakınındaki fırıncı
GÜN GÜN NELER YEDİLER?
Savcılığa verilen bilgiye göre aile 9 Kasım’da İstanbul’a geldi ve Harbour Suit Otel’e yerleşti. Çocuklar ve çift, 12 Kasım’a kadar gün boyunca farklı restoran ve tezgahlardan yemek yedi.
Bilinenlere göre ailenin yedikleri sırası ile şöyle:
– 9 Kasım Pazar günü Kebap, makarna
– 10 Kasım Pazartesi günü Çorba, poğaça, kıymalı pide, pizza
– 11 Kasım Salı günü Ortaköy’de bir seyyar satıcıdan midye, Golden Kokoreç Midye’de çorba, sucuk-ekmek, kokoreç ve tantuni, Hürrem Sultan Bazaar’dan lokum
– 12 Kasım Çarşamba günü mide bulantısı nedeni ile herhangi bir şey yemiyorlar
AİLEDEN GERİYE KALAN FOTOĞRAFLAR
Facia sonrası aileden geriye kalan fotoğraflar, gündemde geniş yer buldu.
İşte o fotoğraflar…
DİĞER TURİSTLERİN SAĞLIK DURUMU İYİ
İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah Emre Güner, Fatih’te konakladıkları otelde bulantı ve kusma şikayetiyle hastaneye kaldırılan 2 yabancı uyruklu turistin genel durumlarının iyi olduğunu, aynı odada kalan ve refakatçi olarak hastaların yanında bulunan üçüncü kişinin de kalp atış hızının düşük olması nedeniyle tetkik amaçlı yatışının verildiğini bildirdi.
Güner, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanemize, Fatih’te konakladıkları otelden bulantı ve kusma şikayetiyle başvuran iki yabancı uyruklu turistin genel durumları iyi olup takipleri devam etmektedir” ifadelerini kullandı.
Güner paylaşımında, “Aynı odada konaklayan ve refakatçi olarak hastaların yanında bulunan üçüncü kişi için de kalp atış hızının düşük olması nedeniyle tetkik amaçlı yatış verilmiş, uygulanan tedaviye hızla yanıt alınmış, genel durumu iyi durumdadır” ifadelerine yer verdi.
