Operasyon sonrasında farklı yerlere dağılmış olan cesetleri mahalle sakinleri toplayarak mahallenin ana caddesinin ortasında yan yana dizdi.
Rio de Janeiro eyaletinin valisi Claudio Castro’nun ölü sayısını 60 olarak duyurmasının ardından askeri polis sözcüsü Marcelo de Menezes Nogueira, Globo TV’ye yaptığı açıklamada cesetlerin tümünün henüz kayıt altına alınmadığını ve can kaybının daha fazla olabileceğini söylemişti.
Kentin bağlı olduğu eyalet yönetimi, ölenlerden en az dördünün polis olduğu bilgisini paylaştı. Rio eyalet hükümeti öldürülenlerin polis operasyonuna direndiğini belirtti.
Rio de Jenario Valisi Castro, Rio’nun “uyuşturucu terörizmi” ile savaşta olduğu açıklamasını yaptı. Bu, Trump yönetiminin Latin Amerika’daki uyuşturucu kaçakçılığına karşı yürüttüğü kampanyada sık sık kullandığı bir ifade. ABD, Latin Amerika ülkelerinin uyuşturucu çeteleri ile mücadelesini yoğunlaştırmasını istiyor.
Rio eyalet hükümeti, son yıllarda sık sık kanlı polis operasyonlarına sahne oluyor. Mart 2005’te Rio’nun Baixada Fluminense bölgesinde 29 kişi, Mayıs 2021’de ise Jacarezinho favelasında 28 kişi öldürülmüştü.
Ancak Salı günkü operasyonun ölçeği ve ölümcül boyutuna daha önce tanık olunmamıştı. Sivil toplum kuruluşları ise Brezilya polisinin operasyonuna tepkili.
Birleşmiş Milletler’den soruşturma çağrısı
Polis operasyonuna tepki gösteren Brezilyalı insan hakları savunucusu Raull Santiago, şafak sökmeden önce yaklaşık 15 ceset bulan ekibin bir parçası olduğunu söyledi. Gazetecilere konuşan Santiago, “İnfaz edilmiş insanlar gördük: Sırtlarından vurulmuş, kafalarından vurulmuş, bıçaklanmış. Yaralanmış, bağlanmış insanlar. Bu düzeyde bir vahşet, bunu katliamdan başka bir şekilde tanımlamak mümkün değil” dedi.
Brezilya Yüksek Mahkemesi de Eyalet Valisi’nden açıklama talep etti. Yargıçlar, 2019 yılında Rio de Janeiro’nun gecekondu mahallelerinde çok sayıda sivilin hayatını kaybetmesi nedeniyle bu tür operasyonları ciddi şekilde kısıtlamıştı.
İç savaşa benzer koşullar yaşandı
Brezilyalı yetkililer, operasyonda 81 şüphelinin gözaltına alındığını duyurdu. Operasyonda ayrıca 90’dan fazla otomatik silah ve 200 kilogramdan fazla uyuşturucu ele geçirildi.
Ülkenin en büyük suç örgütlerinden biri olan Kızıl Komando, esas gelirini uyuşturucu kaçakçılığından sağlıyor.
İki helikopter ve düzinelerce zırhlı aracın kullanıldığı operasyona en az 2 bin 500 polis memuru katıldı. Zanlılar da barikatları ve araçları ateşe verdi, insansız hava araçlarından patlayıcılar fırlattı. Bazı mahalle sakinleri de çapraz ateş arasında kaldı.
İç savaşa benzer koşullar şehir hayatını da etkiledi. Çatışmalar nedeniyle 100’den fazla otobüs hattı güzergâhını değiştirmek zorunda kaldı. Birçok üniversite ve okul dersleri iptal etti. Etkilenen mahallelerde yaklaşık 280 binden fazla kişi yaşıyor.
Brezilya polisi günde 17 kişiyi öldürüyor
Brezilya, dünyada polis kaynaklı ölümlerin en çok yaşandığı ülkelerden biri. Brezilya’da Kamu Güvenliği Yıllığına göre, 2024’te güvenlik güçleri 6 bin 243 kişiyi öldürdü. Bu da günde ortalama 17 kişi anlamına geliyor.
Karşılaştırma yapmak gerekirse, ABD’de geçen yıl polis memurları bin 378 kişinin ölümünden sorumluyken Almanya’da 22 kişi polis tarafından vurularak öldürüldü.
Ancak Avrupa’daki polis operasyonlarının Brezilya’dakilerle kıyaslanması zor. Zira Rio de Janeiro ve Sao Paulo’nun gecekondu mahallelerinin dolambaçlı sokaklarında yapılan operasyonlar daha çok askerî operasyonlara benziyor.
Ülkedeki favela mahalleleri, ağır silahlı uyuşturucu çetelerinin kontrolünde. Kolluk kuvvetleri, tutuklama emrini yerine getirmek veya uyuşturucu aramak için bu bölgelere girdiğinde, genellikle yoğun saldırı tüfeği ateşiyle karşılaşıyor. Haber alıntı kaynağı: DW Türkçe
