SANATÇI PROFİLİ!

Cumhurbaşkanı RTE, “Külliye”deki ödül töreninde ballandıra ballandıra kendi

anlayışına uygun sanatçı profilini tarif etmiş.

Bence hiç gerek yoktu.

Çünkü biz zaten o sanatçı (!) profiline;

“Külliye”de verilen ballı, börekli iftar sofralarında…

“Cumhurbaşkanlığı Yeditepe Konserleri”nde…

Sahibinin Sesi TRT’de sıkça rastlıyoruz!

                                ***

BÖLÜCÜLÜK MÜ DEDİNİZ?

“Başörtünüzle”;

 “O”nun yanında iseniz, “Başörtülü bacım”sınız…

Yok eğer karşısında iseniz, “Konu mankeni”siniz!

“Varlığım “O”nun varlığına armağan olsun” derseniz, “berhudar”sınız…

Demezseniz, “bertaraf”sınız!

Eğer “O”nu destekler, oy verirseniz “Millet”siniz…

Desteklemezseniz “zillet”siniz!

Sevgili okurlar!

Sahi ya, siz hangi taraftansınız?

Hadi buyurun, safınızı seçiniz!

***

HAMZA ABİMİZ VE “UNUTULMA HAKKI”!

Mahkeme, talebi üzerine Hamza Yerlikaya’ya “Unutulma hakkı” (her ne

demekse!) vermiş.

Yani şimdi biz hafızamızı resetleyip seni unutacağız, öyle mi, Hamza abimiz?

Sen öyle zannet.

Seni hiç unutmayacağız, Hamza abimiz!

Seni unutabilir miyiz hiç, Hamza abimiz?

Hem sonra…

“Sarımsağı gelin etmişler, 40 yıl kokusu çıkmamış.”

Bu da ona benzer bir şey.

Sen ne kadar tedbir kararı aldırırsan aldır…

Bu koku değil 40 yıl, 140 yıl da geçse kolay kolay çıkmaz.

Bilmem anlatabildim mi, Hamza abimiz?

                                ***

REFORM YILI!

Maliye Bakanı Lütfi Elvan, 2021’i “Reform Yılı” ilan etmiş.

“Benden öncekiler ‘Deform’ yapmış” demenin veciz ifadesi!

Daha ne söylesin ki?

                                ***

KÜSTÜM!

Emekliye %7.36 zam.

Aşkolsun be Reis, küstüm sana!

Bu kadarcık zam mı olurmuş?

TAKVİM gazetesi kat kat fazlasını veriyor, hem de 365 gün!

                                ***

“SÖZCÜ” OKUMAYIN, “TAKVİM” ALIN!

Cumhurbaşkanı; “Ben SÖZCÜ okumuyorum. Kimse de para verip almasın”

demiş.

“SÖZCÜ” ve “YENİÇAĞ” okuru bir vatandaş olarak biz de diyoruz ki;

“SÖZCÜ” okuyanlar sağcısıyla, solcusuyla, futbolcusuyla “Fikri hür, vicdanı hür,

irfanı hür”, demokrat, Atatürkçü, milliyetçi, Türk Milleti’nin birlik ve beraberliğinden, laik sosyal hukuk devleti TC’nin bekasından, ezilenlerden yana olan medeni, kültürlü insanlardır; emirle hareket etmezler!

“Kimse de para verip almasın” diye emir verdikleri ise, yukarıdaki ilkelerle fazla

başı hoş olmayan biatçı kesim olduğundan, zaten SÖZCÜ okumaz!

Türk basınının % 90’nının Majesteleri’nin emrinde bulunduğu bu devirde…

Ülkemizin en yüksek trajlı gazetesi SÖZCÜ ise, bunun üzerinde şöyle bir düşünüp, şu

soru sorulmalıdır:

Acaba neden?

                                ***

“TAKVİM”DE MANŞETLER NASIL ATILIR?

“Sahibinin Sesi” TAKVİM diye bir gazete var, biliyorsunuz.

Almıyorsanız bile, mutlaka bayilerdeki askılıklarda görüyor ya da internette rast

geliyor olmalısınız.

Bu gazetenin manşetine adeta demirbaş gibi oturmuş “Emekli”, “Memur”, “Yaşlı”,

“Dul ve yetim”…gibi birkaç sihirli sözcük var.

Bugün bakıyorsunuz, “Emekli’ye … lira maaş zammı”…

Ertesi gün bakıyorsunuz, “Memura…lira maaş”…

Daha ertesi gün bakıyorsunuz, “Dul ve yetime…lira promosyon”…

Daha daha başka bir gün daha cömert davranıp, “Emekliye…”, “2 Çocukluya…”,

“Memura …”, “Yaşlıya…”, “Evde bakıma….” başlıklarıyla bol keseden toplu para dağıtımı yapar!

Yani anlayacağınız…

Başlıklar bu minval üzere 365 gün devam edip gider.

E, hal böyle olunca, biz de merak edip dururduk, bu rakamları nereden buluyorlar diye.

Bizim bir arkadaş, çaktırmadan içeriye gizli bir kamera (!) yerleştirmiş…

Çektiklerini de bize göndermiş.

İşte kamerasına (!) yansıyanlar:

“Genel Yayın Yönetmeni sırıtarak:

-Arkadaşlar, emekliye yarın ne veriyoruz?

Sorumlu Yazı İşleri Müdürü kahkaha atarak:

-250 verelim gitsin be abi!

-Yok lan, onu daha önce vermiştik, başka bişi verelim. Yaratıcı bir de başlık bulalım.

-“Emekliye 500 TL+Hürrem takısı da bedava!”

-Lan olm, oldu olacak 10 kavanoz da kara kovan balı hediye etseydik bari.

-Bırakmadınız ki sayın yönetmenim, tam onu söylicektim…

Bu arada zurnanın son deliği bir muhabir, yırtık dondan fırlar gibi atılır ortaya:

-Efendim, izin verirseniz benim de şöyle bir fikrim var.

Genel Yayın Yönetmeni:

-Senin ne fikrin olabilir ki düdük?

-Kalbimi kırdınız ama yönetmenim. Benim hiçbir fikrim olamaz mı yani? (Hüngür…hüngür…)

-Hadi neyse, sil bakim gözünün yaşını, söyle bakiiim, ne diceksin?

-“Emekliye 2778 lira, 2 Çocukluya 500 lira, Engelliye 841 lira, Memura en az 3671

lira, Yaşlıya 702 lira, Evde bakıma 1524 lira.

-Lan kedi kedi olalı sonunda bir fare tuttu. Yarın bu başlığı koyuyoruz arkadaşlar. Gel

lan seni bi öpeyim!

Ha, unutmadan…Sağ tarafa da Mehtap Dalgalıdeniz hanımın şuh bir resmini

koyuyoruz, anlaşıldı mı arkadaşlar?

“Ooooo…” nidaları arasında, hep bir ağızdan:

-Anlaşıldı efendim!

E, hep TAKVİM emeklilerle, memurlarla, dul ve yetimlerle, yaşlılarla… dalga geçecek

değil ya…

Bu defa da biz TAKVİM’le kafamızı bulalım, dedik.

Fena mı ettik yani?

                                ***