4 Haziran 2026 Perşembe
  • Ana Sayfa
  • Gizlilik Politikası
  • Künye
  • İletişim
  • >
  • Politika
  • Medya
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Spor
  • Teknoloji
    • Bilim
    • Otomotiv
    • Savunma
  • Yaşam
    • 3. Sayfa
    • Astroloji
    • Kadınlar Klübü
    • Kitap
    • Kültür-Sanat
    • Magazin
    • Sağlık
    • Seyahat & Yemek
    • Sinema & Tv
  • Yazarlar
  • Özel Dosyalar
    • Özel Dosyalar
    • Konuk Yazarlar
    • Röportajlar
Sonuç Yok
Tüm sonuçları göster
  • >
  • Politika
  • Medya
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Spor
  • Teknoloji
    • Bilim
    • Otomotiv
    • Savunma
  • Yaşam
    • 3. Sayfa
    • Astroloji
    • Kadınlar Klübü
    • Kitap
    • Kültür-Sanat
    • Magazin
    • Sağlık
    • Seyahat & Yemek
    • Sinema & Tv
  • Yazarlar
  • Özel Dosyalar
    • Özel Dosyalar
    • Konuk Yazarlar
    • Röportajlar
Sonuç Yok
Tüm sonuçları göster
Sonuç Yok
Tüm sonuçları göster
Ana Sayfa Çevre

Yaban hayatı fotoğrafçılığından iklim krizine: Bozulan dengeler, kaybolan türler ve insanoğlu sorumsuzluğu – Rıdvan Kemal Ertuğ – İNGİLTERE 

21 Kasım 2025 - Updated On 22 Kasım 2025
in Çevre, Manşet 1, Yazarlar
A A
Facebook ile paylaşTwitter ile PaylaşWhatsapp

Isınan gezegenin soğuyan vicdanı – Leicestershire geyiklerinden küresel ısınmanın karanlık verilerine uzanan tanıklık – Doğanın sessiz çığlığı giderek artıyor – Tutku, sabır ve azimle izlenen doğa… ama hızla yok olan türler, artan emisyonlar ve göremezlikten gelen liderler-

Artık başarıya giden yolun üç temel taşının olduğuna kesinlikle inanıyorum: tutku, sabır ve azim. Mesleki yaşamımda ve adeta sarılarak hobi olarak sığındığım fotoğrafçılıkta yıllar içinde gördüm ki, insan sevdiği işi yaptığında hiçbir yük ağır gelmiyor; hatta çoğu zaman o yükü hissetmiyor bile. Tutkusunu mesleğe dönüştürenler için çalışmak, bir zorunluluktan çok hayatın doğal akışına karışan bir mutluluk haline geliyor.Fotoğrafta benim için hep bu akışın ta kendisi oldu. Üstelik günümüzde bilim ve teknoloji bu alanda adeta kol kola ilerliyor. Artık fotoğrafçılık sadece bir sanat değil; en güçlü iletişim dillerinden biri olarak görülüyor.

Adeta renkleri, kültürleri, kimlikleri aşabilen bir evrensel dil. Dünyanın neresine giderseniz gidin, bir fotoğraf “okunabiliyor”, duygu aktarabiliyor, hikaye kolaylıkla anlatabiliyor. Uzmanların dediği gibi, iyi bir fotoğraf kalbe dokunma gücüne de sahip olabiliyor.

Yaban hayatı fotoğrafçılığı ise bu işin sabırla yoğrulmuş en özel alanı –  Bazen soğukta, bazen yağmur altında, bazen uçsuz bucaksız bir sessizliğin içinde saatlerce beklersiniz. Çoğu zaman da eli boş dönersiniz… Ama yine de o iç ses var ya, hep aynı şeyi söyler: “Vazgeçme… Sonunda beklediğine değecek.” Çoğu zaman gerçekten de benim açımdan değmiştir. Bir geyiğin sabah sisi içindeki bakışı, bir kuşun beslenme anı, bir yavrunun annesine sığınışı… Bu kareler, doğanın insanla kurduğu en derin bağdır diye düşünüyorum.

Leicestershire geyikleri ve değişen doğa işaretleri – Son 6 haftadır Leicestershire’daki geyik sürülerini takip ediyorum. Her yıl izlediğim çiftleşme dönemindeki davranış biçimlerinde bu kez belirgin bir farklılık var. Üstelik yalnız ben değil, aynı bölgedeki fotoğrafçı dostlarım da aynı değişimi gözlemliyor. Doğanın ritmi bozuluyor, yani alarm veriyor. Ve ne yazık ki bu bozulmanın sebebi artık tartışmaya kapalı: iklim krizi.

Bilimin soğuk yüzü: Türler yok oluyor – Günümüzde gezegenimiz, insanlar için bile yaşanmaz hale doğru ilerliyor. Fosil yakıt emisyonları rekor seviyelere tahminlerin ötesinde hızla  ulaşıyor. Dünya hala 2,6°C’lik felaket düzeyinde bir ısınma patikasında adım adım ilerliyor. İklim Eylem Takipçisi’nin 2025 projeksiyonları, yüzyıl sonunda küresel artışın 2,1–2,2°C seviyelerine çıkacağını söylüyor. Bu tabloyu ağırlaştıran etkenlerden biri de ABD’nin Paris İklim Anlaşması’ndan çekilmesi oldu; Trump yönetimi iklim krizini “aldatmaca” olarak tanımladı ve ülke içindeki iklim politikalarını neredeyse kafasına göre sıfırladı. Sonuç: Trump’ın aksine dünya daha hızlı ısınıyor. İklim krizinin dünyayı her köşesinde kendini hissettirdiği bu dönemde, insanlık hala görmezden gelmeye devam ederse önümüze çıkacak tablo çok acı. Dünya liderlerinin bugüne kadar ortaya koyduğu performans ise maalesef umut vermiyor.Bu yüzden, doğayı sahada izleyen, fotoğrafla belgeler üreten, değişimin ilk sinyallerini gören insanların tanıklığı paha biçilmez.

Peki bu ısınma neye mal oluyor? Bilim insanlarının 2024–2025 döneminde yayımladığı çalışmalar kısaca  şöyle diyor – Kuşlar tehlikede: Reading Üniversitesi’nin Haziran 2025 tarihli araştırmasına göre, önümüzdeki yüzyılda 500’ü aşkın kuş türü yok olabilir. Bu sayı, 1500’lerden bugüne kadar gerçekleşen tüm kuş yok oluşlarının üç katı.

Makroskobik türlerin %14–32’si risk altında: 2024 tarihli bir çalışma, önümüzdeki 50 yıl içinde 3 ila 6 milyon türün yok olabileceğini öngörüyor.

42.100 tür halihazırda tehdit altında: Bu, altıncı kitlesel yok oluşun hızlandığını gösteren en somut veri.

Afrika orman filleri, Amur leoparları, bazı gergedan türleri ve orangutanlar artık hayatta kalma çizgisinin hemen kenarında.

Antarktika’daki eriyen buzlar, imparator penguenlerin 2100’e kadar tamamen yok olmasına yol açabilir.

Ekosistem zincirleri kopuyor: Bir türün kaybı, bağlı olduğu tüm döngüleri etkileyerek ekosistem çöküşlerine neden olabiliyor.

Örneğin Kanada: Kendini “çevre dostu” olarak konumlandırmasına rağmen, kara mayınlarının üretimi ve çeşitli fosil yakıt projelerinde ikili bir politik tavır sürdürdü ve sürdürmeye devam ediyor. Yani “imaj başka, gerçek uygulama başka.

Çin ve Hindistan: Resmi kaynaklara göre, Hindistan’ın nüfusu 1.463.865.525’e ulaşırken, Çin’in nüfusu 1.416.096.094’tür. Bu durum, Hindistan’ın 2025’te dünyanın en kalabalık ülkesi olacağını göstermektedir. Bu iki dev ülke halen dünyanın en yüksek hava kirliliği seviyelerine sahip. Özellikle Çin, “karbonsuzlaşma hedefleri” açıklasa da kömür santrali lisanslarında rekorlar kırıyor. Bu ülkeler üzerindeki yaptırımlar ise neredeyse yok seviyesinde. Uluslararası sistem, büyük ekonomileri cezalandıracak mekanizmalara sahip değil — tam da bu nedenle büyük aktörler sorumluluk almakta isteksiz bir tavır sergiliyorlar.

Bu veriler duygulardan tamamen bağımsız, sadece bilimin soğuk gerçekleri. Biz fotoğraf meraklıları ise doğanın içinde dolaşırken bu gerçeklerin sıcak yüzünü görüyoruz, daha agresif davranan erkek geyikler, yön değiştiren kuş göçleri, mevsim normallerinin dışında blossoming / açan çiçekler-bitkiler…

Yukarıda kısaca değindiğim gibi ‘Fotoğraf’ işte bu yüzden günümüz dünyasında yalnız bir sanat değil. Tek bir fotoğraf karesi , bazen yüzlerce sayfalık bir rapordan daha güçlüdür. Çünkü genelde görsel tanıklık inkar edilemez ve doğa bize artık yüksek sesle farklı bir şekilde konuşuyor.derdini anlatmaya çalışıyor. Hep dediğim gibi gören ve görebilen gözlere!

Bu nedenle her fotoğraf karemin yalnızca estetik bir değer taşımadığını, aynı zamanda bir tanıklık olduğunu düşünüyorum. Bir bakıma doğanın giderek daralan nefesini kaydediyoruz. Bugün çektiğimiz bir geyiğin, bir kuşun, Anadolu sincabının, bir ördek türünün veya  Atlantic puffin / Atlantik deniz papağanının belki yarın dünyada olmayacağı gerçeğini bilerek…

Ve yine de…Bu karanlık tablonun içinde umudu arıyor, bulmaya çalışıyoruz. Çünkü insan sevdiği işe tutkuyla sarıldığında hem hayatı güzelleştirebilir hem de doğanın iyileşmesine katkı sunabilir. Tutku, sabır ve azim belki tek başına gezegenin nefesini de birleştirir.

Toparlarsam doğaya her adım attığımda içimden yine aynı cümle geçiyor: “Asla vazgeçme.”

İklim değişikliğinin vahşi doğa üzerinde yarattığı temel etkileri – 
 
Çiftleşme/Üreme zamanlamasında değişiklik: Özellikle Kuzey Yarımküre’deki birçok hayvan, ilkbahar sıcaklıklarının artmasıyla birlikte üreme dönemlerine yılın daha erken dönemlerinde başlıyor. Bu değişiklik, üreme sürecinin en kaynak yoğun evresini (örneğin yavruların beslenmesi) en yoğun besin kaynağıyla uyumlu hale getirme girişimidir.
 
Fenolojik uyumsuzluk: Önemli bir sonuç, bir türün zamanlama değişiminin besin kaynağının zamanlamasıyla uyuşmaması anlamına gelen “uyumsuzluk hipotezidir”. Örneğin, varış ve üreme zamanlarını gün uzunluğu gibi sabit ipuçlarına göre ayarlayan göçmen kuşlar, böceklerin (avlarının) en yoğun olduğu dönem geçtikten sonra gelebilir ve bu da yavruların hayatta kalma oranının azalmasına yol açabilir.
 
Değişen sezon uzunluğu:
Uzamış mevsimler: Çok sayıda kuluçkaya yatan türler (bir mevsimde birden fazla yumurta bırakabilenler) daha sıcak koşullar nedeniyle genellikle daha uzun bir üreme mevsimi yaşarlar ve bu da üreme çıktılarını artırma potansiyeline sahiptir.
 
Kısalmış mevsimler: Dar bir zirve besin bolluğu penceresine güvenen tek kuluçka yapan türler, zamanlamayı iyi ayarlayamazlarsa üreme sezonlarının kısaldığını görebilirler ve bu da üreme başarısının azalmasına yol açabilir.
 
Doğrudan fizyolojik stres: Sıcak hava dalgaları gibi aşırı hava olayları üremeyi doğrudan etkileyebilir. Yüksek sıcaklıklar, özellikle hassas üreme dönemlerinde meydana gelirse, çiftleşme davranışını azaltabilir, sperm kalitesini bozabilir, doğurganlığı düşürebilir ve embriyonik ölümleri artırabilir.
 
Çarpık cinsiyet oranları: Deniz kaplumbağaları gibi sıcaklığa bağlı cinsiyet belirlemesi olan türlerde, daha sıcak kuluçka kumları daha fazla dişi yavru üretir, bu da potansiyel olarak popülasyonun cinsiyet oranını çarpıtır ve uzun vadeli canlılığını tehdit eder. Akdeniz kıyılarında, özellikle de Türkiye’de önemli yuvalama alanlarına sahip olan Caretta caretta (loggerhead sea turtles) deniz kaplumbağaları da dahil olmak üzere
PaylaşTweetGönder
Önceki Haber

Devlet, bebek katilinin ayağına gidiyor…

Sonraki Haber

ABD’nin Ukrayna planına tepki var….

İlgili Haberler

Kültür-Sanat

Reha Muhtar hayatını kaybetti

Dünya

İran, Kuveyt Havalimanı’nı Vurdu

Ekonomi

Giresun’da serbest piyasada fındık fiyatları, Kurban Bayramı sonrasında da düşüşünü sürdürdü.

Kültür-Sanat

Kanye West İstanbul’da dünya rekorunu kırdı

3. Sayfa

Bebek’de tekne yangını

Ekonomi

Akaryakıt ‘a çifte indirim!

Sonraki Haber

ABD'nin Ukrayna planına tepki var....

En 1win te invita a participar en el emocionante mundo de las apuestas deportivas y juegos de casino. Regístrate y disfruta de bonos únicos y atención personalizada. Seguridad y diversión garantizadas para todos nuestros jugadores.

Welcome to Mega Casino, where excitement and entertainment meet. Enjoy our extensive library of games featuring slots, blackjack, and roulette. Join today and experience the thrill!

Son Haberler

Reha Muhtar hayatını kaybetti

İran, Kuveyt Havalimanı’nı Vurdu

Tarkan ücretsiz konser verecek

Giresun’da serbest piyasada fındık fiyatları, Kurban Bayramı sonrasında da düşüşünü sürdürdü.

Türkiye,Kuzey Makedonya’yı 4-0 mağlup etti. 

Kanye West İstanbul’da dünya rekorunu kırdı

Bebek’de tekne yangını

Akaryakıt ‘a çifte indirim!

Denizli’de Facia: Yolcu Otobüsü Yandı! 1’i Bebek 8 Kişi Hayatını Kaybetti, 33 Yaralı

UEFA Şampiyonlar Ligi Şampiyonu PSG

Turkulak.com.tr

  • >
  • Politika
  • Medya
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Spor
  • Teknoloji
  • Yaşam
  • Yazarlar
  • Özel Dosyalar

Bizi Takip Edin

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

Sonuç Yok
Tüm sonuçları göster
  • >
  • Politika
  • Medya
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Spor
  • Teknoloji
    • Bilim
    • Otomotiv
    • Savunma
  • Yaşam
    • 3. Sayfa
    • Astroloji
    • Kadınlar Klübü
    • Kitap
    • Kültür-Sanat
    • Magazin
    • Sağlık
    • Seyahat & Yemek
    • Sinema & Tv
  • Yazarlar
  • Özel Dosyalar
    • Özel Dosyalar
    • Konuk Yazarlar
    • Röportajlar

Bu web sitesi çerezleri kullanır. Bu web sitesini kullanmaya devam ederek, çerezlerin kullanılmasına izin vermiş olursunuz. Gizlilik ve Çerez Politikamızı ziyaret edin.