AI – Yapay zeka yaklaşık 100 senelik fotoğraf sanatından kalan mirasa ne katkıda bulunur –
Dijital kamera teknolojisi son 20 – 25 yılda inanılmaz hızla değişti ve gelişti. Peki fotoğrafçılıkta kurallar değişti mi? Ben bu konuda pek emin değilim. Kısaca doğumundan bu yana yaklaşık 100 yıldır fotoğraf tekniğinde ne değişti! ne değişiyor! çocukluk günlerimden bugüne kadar fotoğraf üzerine gözlemlerimi paylaşmak istedim.
Filmle fotoğraf çekmek – Analog fotoğraf makinası üzerinde deklanşöre bastığınız anda anlık ışığa maruz kalan film o sahneyi üzerine kaydeder. Film ve ışığın birleşmesinden oluşan görüntü kimyasallar kullanılarak ölümsüzleştirilir ve fotoğraf karesi kağıt üzerinde baskı sonrasında doğar. Analog fotoğraf makinası ile ilk tanışmam babamın sayesinde oldu. Çok küçük yaşta siyah beyaz aile fotoğrafları çekmek için sadece deklanşöre basardım. Annem her siyah beyaz fotoğraflarımız arkasına genelde kurşun kalemle tarih veya ablamla benim kaç yaşında olduğumuza dair not düşerdi.
2 MAYIS 1966 ÜSKÜDAR EVİMİZİN BAHÇESİ – 9 yaşındayım, eski Üsküdar evimizin arka bahçesinde çiçek sever rahmetli annem bahçemizde ki rengarenk çiçekleri kesmiş büyük vazoya koymuş ve benden fotoğrafını çekmemi istemişti. Baskı da hafif eğri bir fotoğraf karesini görünce üzülmüştüm. Aradan yıllar geçti annem vefat etti. 50 senelik tahta çeyiz sandığından çıkan aile albümünden o kare tekrar önüme geldi. Deklanşöre bastığım an gözlerimin önüne geldi, fotoğraf makinası filmini tekrar çekim pozisyonuna getirdiğimi sıcak ilkbahar gününü tekrar hatırladım. Siyah – beyaz tek kare beni anılarla dolu Üsküdar günlerimize götürdü. Kendi kendime, renkli ortancalarla, siyah – beyaz fotoğraf diye düşünmeden de edemedim.
Babam işte olduğunda annemin fotoğraf makinasıyla bizleri telaşlı haliyle çektiğini bugün gibi hatırlarım. Çeşitli meyve ağaçlarının olduğu arka bahçemizde bizler kar topu oynarken veya yaz aylarında babamla birlikte tahta masamızda otururken ablam ve benim fotoğraflarımızı gene annem çekerdi. Herhalde makina pozlama ayarlarını babam annem için sabit bırakırdı veya öğretmişti. Annem hayattayken bu detayları sormak hiç aklıma gelmedi. Şimdi bu satırları yazarken gerçekten merak ettim.
Babamın Merkez Bankasından mesai arkadaşı fotoğraf sanatçısı Sami Güner ile tahminim 1957 – 60 seneleri aralığında aldığı markasını hatırlamadığım analog fotoğraf makinası ile başladığım serüven, son senelerde çok farklı yerlerde. Geçmişte insanlar fotoğraf makinasından filmi çıkarmak – baskı almak zorunda kalıyordu. Bugün ise artık her şeyin dijital ortamda gerçekleştiği çok farklı bir dünyada yaşıyoruz. İşin içine AI – yani yapay zeka girdi bile. İlerde ne olur, ne tür kolaylıklar sağlanır şimdiden kestirmesi güç olsa bile, bugün gelinen nokta ile yakın gelecekte insanoğlunu fotoğraf konusunda gerçekten şaşırtacak devrimler pek uzakta sayılmaz! diye düşünüyorum.
Foto muhabirliği, bir bakıma hikayelerin fotoğraflarla anlatılmasıdır. Peki foto muhabirliği bugün hala geçerli mi?Sürekli olarak foto muhabirliğinin veya foto – röportajın ölmekte olan bir endüstri olduğu söyleniyor. Bence henüz ölmedi. Evet, dünya çapındaki gazetelerde foto muhabirleri için eskiden olduğundan daha az kadrolu iş bulabiliyor. Sanırım sektörde uzun zamandır beklenen bir değişim var ama foto muhabirliğinin tamamen ölebileceğini düşünmüyorum.
Foto muhabirliği günümüzün haber döngüsünde, özellikle savaş ve iklim krizi nedeniyle acıların yaşandığı bölgelerde hala önemli bir rol oynamaktadır. Bunlar, belirli bir hikayeye dair fikir veren tek başına görseller olabilir veya daha fazla bağlam sağlamak için bir makaleye eşlik edebilir.
Günümüzde artık; dijital fotoğrafçılık, fotoğraf düzenleme yazılımı ve 3 boyutlu görüntüleme gibi yeni teknolojilerin ve tekniklerin geliştirilmesine de öncülük etmiştir. Bu yeni araçlar fotoğrafçılıkta yeni ufuklar açmıştır ve fotoğrafçıların daha önce üretmesi imkansız olan görüntüler yaratmasına olanak tanımıştır.
70’li yılların başından itibaren Asahi Pentax, Canon ve Nikon Japon analog sistemlerini kullanmaya başladım. Nikon sisteminde karar kıldım ve bugüne kadar devam ettim. Londra Hürriyet bürosunda Faruk Zapçı eşliğinde rahmetli Onur Belge ile FM – FG ve MD-4 Motor Drive ile tank gibi ağır F3 model Nikon fotoğraf makinaları üzerinde ve karanlık oda konusunda deneyimler kazandım.
WEMBLEY STADI – İNGİLTERE – TÜRKİYE DÜNYA KUPASI ELEME MAÇI 16 EKİM 1985 – Unutamadığım diğer bir anım, Wembley’de İngiltere ile oynadığımız ve 5 – 0 mağlup olduğumuz Dünya Kupası elemeleri maçında Faruk Zapçı ve Onur Belge karanlık odaya film yıkamaya girmişlerdi. Bir çıktılar bizimkiler 2 gol daha yemişlerdi. O yıllarda film yıkanır, siyah beyaz baskı alınır ve ilk fotoğraflar özel plastik korumalı çantası içinde telefoto cihazı ile İstanbul Hürriyet merkezine telefon hattından başında dakikalarca beklenerek geçilirdi.
Şimdi maç oynanırken anında digital fotoğraflar direk fotoğraf makinasından Wi-Fi kablosuz bağlantı ile akıllı telefona aktarılıyor, oradan da gazete fotoğraf editörünün linkine düşüyor. Genç bir muhabir olarak çalıştığım yıllarda; özellikle tek başımı gittiğim röportajlarda fotoğraf çekmek zorunda kalınıyordu.
WASHİNGTON BEYAZ SARAY ÖNÜ 1996 – 1995 yılında aynı şekilde tek başıma bu sefer Sony Beta 300 Broadcast kameramla Arena televizyon programı, Kanal D haber merkezi ve kuruluş gününde ki adıyla Lig tv için haber ve röportajlar ürettim. Video journalism – videojournalism denilen gazetecinin kendi video materyalini çektiği, düzenlediği ve sıklıkla sunduğu bir televizyon gazeteciliği yaptım.
Hiç unutmadığım Susurluk kazası sonrasında yaptığım araştırma sırasında Broadcast kameramla 3 dakikalık görüntü kayıtları haber kurgusuna yetmişti. Televizyon dünyasında Video journalism – videojournalism – kameraman olarak faal olduğum yıllarda 1-2 dakikalık görüntü almak için yaz – kış, tehlikeli ortamlar dahil saatlerce beklediğimi hatırlarım. Toparlarsam özet olarak haberciliğin o günlerde kısıtlı teknik imkanlarına rağmen duyulan o inanılmaz heyecan ve habercilik aşkı çok farklıydı, bilenler bilir diyerek! tekrar fotoğraf konumuza dönelim.
Fotoğrafçılık 90’lı yılların başında dijital çağa girdi ve bunun sonucunda ortaya çıkan teknik yenilik dalgası, fotoğraf makinaları özel objektifleri uydulardan – cep telefonlarına kadar her yere yerleşti. 2000 yılında ilk dijital deneyimim Nikon D1 digital fotoğraf makinamla pek iyi başladığını söyleyemem. Özellikle sarı ve mavi renk sorunlarından dolayı fotoğraf çekmeyi bırakmıştım. Daha sonraki yıllarda eşim Kath’nin hediyesi Nikon D70 ile digital fotoğrafa geri dönerek D80 – D90 ve D600 – 610 dijital fotoğraf makinesi modelleri ile devam ettim ve son 3 yıldır Nikon D850 modelini kullanıyorum.
Özellikle son yıllarda yaban hayatı fotoğrafçılığı sayesinde sabırla etrafımızdaki doğayı onun kendine has düzenini daha iyi anlamaya çalışıyorum. Başta Japonya ve Almanya olmak üzere uzmanlar her zaman teknolojinin fotoğraf dünyasına nasıl katkıda bulunabileceğinin yollarını arıyor. Gelecektekifotoğrafçılıkta ağırlıkla AI – yapay zeka kullanılması da bekleniyor.
AI image generation – Yapay zekayla görüntü oluşturmanın yakın olasılıkları şimdiden konuşuluyor, tartışılıyor. Günümüzde fotoğraf makinası ve objektif üreticileri, kimsenin gerçekten istemediği kadar yeniliklerle makinalar ve lensler üreterek fotoğrafçılığı öldürüyor mu! tam bilemiyorum. Bildiğim şu ki, senenin belli dönemlerinde yenilenen fotoğraf makinaları ve objektifleri satın alarak teknik gelişmeleri yakalamak en azından benim için hiç mümkün değil. Belki de gömlek – araba yeniler gibi bazıları için maddi imkan – alım gücü meselesi dememiz de mümkündür. Dijital teknolojideki önemli yenilikler evet fotoğrafçılara büyük faydalar sağladı diyebiliriz. En önemlisi ağır ve taşıması zor ve hantal objektiflerin ufaltılması 10 sene önce hayal bile edilemez konulardı. Bugün Nikon tarafından geliştirilen PF (Phase Fresnel) objektifler bu hayali gerçekletirdi ve fotoğraf renk sapmasını etkili bir şekilde telafi etti. Kısaca değinirsek PF’nin arkasındaki fikir, lensteki cam miktarını ve dolayısıyla toplam ağırlığı azaltmaktı. Nikon, PF lenslerini telefoto için optik bir yaklaşım kullanarak tasarlayarak, biraz daha kısa ve arka camı daha fazla olan bir objektif üreterek rakiplerinden bir adım daha ileri gitti. Ben de çok az bir fark ödeyerek ağır camların oluşturduğu çok kullandığım 200 – 500mm zoom objektifimi, Nikon 500mm f5.6E PF ED VR AF-S ile değiştirerek arada ki teknik avantajı yakaladım. Uzun doğa yürüyüşlerinde bana hem taşıma kolaylığı getirdi hem de netlik için monopod kullanma zorunluluğum ortadan kalktı. Odaklanma daha kolaylaştı renkler daha canlı ortaya çıktı
Gelelim iç kısmında bir ayna bulunmadığından adı üzerinde, “Aynasız fotoğraf makinalarına ; Mirrorless camera – Aynasız fotoğraf makinalarının popülaritesi özellikle son birkaç yıldır arttı diyebiliriz. Geleneksel DSLR’lere (Dijital tek yansımalı fotoğraf makinesine) göre birçok avantaj da sunuldu. Özetle günümüze gelirsek, evet aynasız kameralar DSLR’lere göre daha küçük boyutları, sessiz ve daha hızlı çekim hızları ile daha iyi video yetenekleri gibi çeşitli avantajlar sunuyor. Nikon’un en güçlü video performans kamera sistemi olan Nikon Z9, 125 dakikaya kadar 8K UHD/30p çekim yapma kapasitesi olanağı sağlıyor.
Son senelerde özellikle ilgimi çeken yaban hayatı fotoğrafçılığı düzensizdir; saatlerce hareketsiz beklerken, aniden onlarca kare üreteceğiniz çılgınca kalbinizi hoplatan dakikalara geçebilirsiniz. Bu nedenle doğada daima atik ve fotoğraf makinası ile hazır olmak çok önemlidir. İşte yaban hayatı saliselik ortamında hazır olmayı ve bu kolaylığı 2 sene önce AI – yapay zeka ilk örnekleri ile öne çıkan Nikon Z9 model aynasız fotoğraf makinası sağlıyor.
Animal Eye AF / Otomatik Netleme kısaca biraz değinmemde yarar görüyorum; Nikon’un Z9 kamera gövdesi, şimdiye kadar bir kamera gövdesinde görülen en hızlı otomatik odaklama mekanizmalarıyla donatılmıştır. Bu, son derece gelişmiş bir sistem, hem fotoğraf hem de video uygulamaları aracılığıyla sorunsuz bir şekilde çalışır, güvenilir bir şekilde odak noktasına ulaşır karar verici, netlemeyi yapar ve o anları kaydedebilir. AI – yapay zeka algoritmaları sayesinde Z9, yalnızca geleneksel olanlar da dahil olmak üzere dünyanın en büyük sayıda tespit edilebilir Autofосus / Otomatik Netleme alt konusuyla övünüyor. AI / yapay zeka Otomatik Netlemeyi Nikon Z9 Aynasız fotoğraf makinasında otomatik yapıyor. İnsanlar, köpekler ve kediler, kuşlar, bisikletler, motosikletler, arabalar, trenler ve uçaklar “Otomatik Netleme” listesinde yer alıyor. Ayrıca, algılama, Z9’un bu alt öğeleri değiştirmeye gerek kalmadan otomatik olarak algılayacağı yere otomatik ayarlamayı da sağlıyor. Vizörden bakıldığında çerçeve boyunca konu takibi ise olağanüstü, 493 noktalı otomatik netleme / AF sistemi 405 otomatik netleme noktasını içeriyor. Bu büyük bir avantaj ve kolaylık sağlıyor fotoğrafçı için.
Kısacası aniden karşınıza çıkan kuşun gözünde otomatik odaklanma beliriyor vizörde bunu takip ederek netlemenin olduğunu gördüğünüzde deklanşöre basarak fotoğraf çekiminiz tamamlanmış oluyor. Fotoğraf deklanşör hız aralığı saniyede digital kayıt kare sayısı ise şimdiden akıllara durgunluk verecek nitelikte. Nikon Z 9’un tam deklanşör hızı aralığı 30 -1/32.000 saniyedir. Aslında bu en yüksek deklanşör hızı, Nikon Z 9’un saniyenin 1/32.000’inde hızla giden bir mermiyi yakalaması için yeterliydi. Nikon haklı olarak bu gelişmeleri ‘Aşmak – Durdurulamaz bu sadece başlangıç’ başlığı altında müşterilerine Nikon Z 9’un özelliklerini sıralayarak sunuyor.
Tam AF/AE ile 120 adet FPS / Saniyelik görüntü Sayısına varan müthiş hızlar, Z 9’u kesinlikle kendine ait sınıfını konumlandırıyor. Ayrıca saniyede 20 adet FPS / Saniyelik görüntü sayısı hızında çekim yapabiliyor ve tek bir yüksek hızlı seri çekimde 1000’den fazla tam çözünürlüklü görüntü yakalayabiliyor. 120 FPS / Saniyelik görüntü sayısına kadar çekim yapmayı destekleyen 100’den fazla hızlı Nikon lens ile lens seçenekleri de sunuyor. Tabii bu hızda çekilen diğital fotoğraf kameralarına kayda geçmek için yüksek bellek kartları da gerektiriyor. Görüntüler son derece temiz şaşırtıcı detaylarla ve çok keskin hassasiyetle ortaya çıkıyor. Doğrudan kameradan gelen dosyaların kalitesi, maksimum renk derinliği ise farklı boyutlarda. Durağan görüntülerdeki ve videodaki dinamik aralık ise gerçekten şaşırtıcı. Digital dosya boyutları ise devrim niteliğinde. Kısacası Nikon Z 9 Oyunun kurallarını değiştiren AI / yapay zekası sayesinde harika görüntülerle fotoğraf dünyasına sunuldu bile. Önümüzdeki senelerde yeniliklerle daha avantajlı Aynasız fotoğraf makinaları piyasaya yavaş yavaş sürülecektir, diye düşünüyorum. Artık gerisini siz düşünün!
Ancak Aynasız fotoğraf makinalarının sunduğu bu teknolojik avantajlar listesiyle birlikte, daha kısa pil ömrü, sınırlı lens seçimi ve daha yüksek fiyatlar gibi bazı dezavantajları da beraberinde getiriyor.
Toparlayacak olursak geleneksel fotoğrafçılık ile dijital arasındaki sınırda bulunan benim gibi amatör fotoğraf meraklıları ve fotoğrafa gönül verenler bu olanakları keşfetmeye yeni başladılar. Daha açık yazmam gerekirse benim için aynasız kamera sistemine geçmenin doğru zamanı henüz gelmedi ? DSLR / Dijital tek yansımalı fotoğraf makinem – Nikon D850’yi bırakıp ‘Aynasız’ dünyaya atlama olasılığını şimdilik düşünmüyorum!
Belki önümüzde ki 2 sene içinde AI – yapay zeka örnekleri beni de şaşırtabilir ve fikrimi imkanım ölçüsünde değiştirebilirim, tam bilemiyorum. Günün sonunda; Fotoğraf benim için bir tutku ve hobidir.
En 1win te invita a participar en el emocionante mundo de las apuestas deportivas y juegos de casino. Regístrate y disfruta de bonos únicos y atención personalizada. Seguridad y diversión garantizadas para todos nuestros jugadores.
Welcome to Mega Casino, where excitement and entertainment meet. Enjoy our extensive library of games featuring slots, blackjack, and roulette. Join today and experience the thrill!
Bu web sitesi çerezleri kullanır. Bu web sitesini kullanmaya devam ederek, çerezlerin kullanılmasına izin vermiş olursunuz. Gizlilik ve Çerez Politikamızı ziyaret edin. KABUL
Subscribe to notificationsYour'e subscribed to notifications