Yayın hayatına başlar başlamaz geniş bir okuyucu kitlesine hakim olan Nefes Gazetesi’nin arkasındaki sermaye grubunun iktidara yakın Rönesans Holding olduğunu iddia eden Sözcü yazarı Emin Çölaşan’a Ümit Zileli ve Deniz Zeyrek sert tepki gösterdi.
19 Aralık’ta yayın hayatına başlayan Nefes Gazetesi’yle ilgili medyadaki tartışmalar hız kesmeden sürüyor. Sözcü yazarı Emin Çölaşan, 26 Aralık’ta yayınladığı yazısında “Yeni gazetenin arkasında kim var?” diye sorarak isim vermeden Nefes Gazetesi’ni işaret etmişti.
Çölaşan, gazetenin arkasındaki sermaye grubunun iktidara yakın Rönesans Holding olduğunu öne sürmüştü.
Gazetenin internet sitesindeki Rönesans Gayrimenkul’un ilanına dikkat çeken Çölaşan, şunları yazmıştı: “Sevgili okurlarım, şimdi küçük ve basit bir soru soruyorum. Yanıtını dürüstçe vermelerini istirham ediyorum: ‘Yeni çıkan ve başarılı olmasını dilediğim bu gazetenin arkasında Erman Ilıcak isimli iş adamı ile birlikte Tayyipgillerin iş alemindeki sağ kollarından biri olan Rönesans Holding var mı, yok mu?’ Hepsi bu kadar”
“BU YAZI SANA HİÇ YAKIŞMADI EMİN ABİ!
Nefes yazarı Ümit Zileli de Emin Çölaşan’a seslenerek “Bu yazı sana hiç yakışmadı Emin Abi!” dedi.
Zileli, yazısında şunları yazdı: “Sözcü gazetesi yazarı, benim neredeyse 30 yıldır “Emin Abi” diye sevgide, saygıda kusur etmediğim, hatta Korkusuz gazetesinden istifa etmeden önce aradığım birkaç kişiden biri olan Emin Çölaşan dün köşesinde NEFES’i yazdı… Gayet kibar, bir taraftan başarılar dilerken, tebrik ederken, diğer taraftan döven bir yazıydı!”
DENİZ ZEYREK’TEN TEPKİ
Nefes’in yöneticilerinin Rönesans ilanının 7 günlük bir reklam anlaşması olduğunu söylediklerini ileten Zeyrek, “Sözcü’nün patronajı rekabet hırsıyla NEFES’e savaş açabilir ve bu savaşta her şeyi mübah görebilir, bunu anlıyorum. Ancak bir gazetecinin, hele hele Emin Ağabey gibi duayen bir gazetecinin böyle bir savaşa alet olarak, kendi meslektaşlarına ‘Rönesansa çalışıyorsunuz’ imasında bulunması, onları okuyucu karşısında küçük düşürmeye çalışması büyük bir haksızlık” ifadelerini kullandı.
Sözcü’den ayrılma nedeninin “ekonomik koşullar ile çalışanlar arasındaki gelir adaletsizliği” olduğunu açıklayan Zeyrek, Sözcü yönetiminin ayrıldıktan sonraki davranışlarını da eleştirdi; “Altı yıllık kıdem tazminatımı vermemek için başvurdukları hesap oyunlarını, gazeteden ayrılan ya da atılan meslektaşlarımızın hak ettikleri tazminatları ödememek için yapılanları görünce de ‘iyi ki ayrılmışım’ hissini yaşadım” diye yazdı.